WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/29259 E.  ,  2024/5414 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/477 E., 2020/596 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

11.03.2020 tarihli kararın, sanık ve müdafiinin yokluğunda verildiği, kararın sanık müdafiine tebliğ edilmeyip, sanığa 01.04.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve sanığın 29.09.2021 tarihinde kararı temyiz ettiği, sanık müdafiinin ise sonradan 16.10.2023 tarihinde yapılan tebliğ işlemi üzerine kararı 26.10.2023 tarihinde temyiz ettiği belirlenmekle, daha önceden kararın sanık müdafiine tebliğ edilmemesi nedeniyle sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca ve yukarıda belirtilen gerekçeyle temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, bahse konu otomobilin kapılarının kilitli olmaması, kapıların kilitli olduğuna dair delil olmaması ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e. maddesi kapsamında kaldığı dikkate alınmayarak yanlış maddeden hüküm kurulup fazla ceza verildiğine, sanığın aleyhine olan delillerin toplandığı gibi lehine olan delillerin de toplanmasının gerektiğine, anayasanın ilgili maddeleri gereği adil yargılama yapılmasının gerektiğine ve tahliye istemine ilişkin olduğu; sanık müdafiinin temyiz isteminin; eksik inceleme ile yanlış karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanığın kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediğine dair dosyada yeterli delil olmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve yasal hakları da hatırlatılarak savunmasının zorunlu müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA,
Bölge Adliye Mahkemesince 02.07.2020 tarihinde sanık hakkındaki hükmün kesinleştirilmesinin yapılarak infazı için mahalline gönderildiği, sanığın hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu sırada sunduğu temyiz isteminin Dairemizce süresinde kabul edildiği ve bozma kararının sanığın hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu hükmün bozulmasına ilişkin olması ve cezaevinde kaldığı süre de dikkate alınarak sanığın hırsızlık suçundan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde salıverilmesi için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.