2. Ceza Dairesi 2023/28670 E. , 2024/8832 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109782 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, 18 yaşını tamamlamamış bulunan, dosyada mevcut adli sicil kaydına göre de suç tarihinden önce mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir”şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Olay yeri görgü tespit tutanağı ile olay yeri görüntü ve fotoğraflarda suça konu çerçevelerin çalınmış olduğu yerin bina veya eklentisi kapsamında kalıp kalmadığının tespiti için gerekirse olay yerinde keşif yapılarak eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h veya 142/1-e maddeleri ile düzenlenen suçlardan hangisinin olduğunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verildiği tespit edilmiştir.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 26.03.2013 tarihli ve 2012/6-1232 Esas, 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması hâlinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötüniyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda; suça konu eşyaların ne şekilde ele geçirildiğinin dosya kapsamından belirlenemediği, suça konu eşyalar diğer sanık ...'in ikrarı ve yer göstermesi sonucu veya bizzat teslim edilmiş olsa dahi suça konu eşyaları satın alan ve hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği için iyi niyetli olduğu kabul edilen ...'nin zararının karşılanmasının gerektiği ancak bu hususun tespit edilmediği anlaşılmakla, suça konu eşyalar diğer sanık ...'in ikrarı ve yer gösterimi ile bulunup katılana teslimi sağlandı ise ve malı satın alan ve iyi niyetli olduğu kabul edilen ...'nin zararının da karşılanması hâlinde suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği tespit edilmiştir.
3. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen hususlar yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!