2. Ceza Dairesi 2023/28389 E. , 2024/873 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/380 E., 2016/302 K.
KATILANLAR : ..., ...
SUÇLAR : Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin
kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)Katılan ...'ın çalışmış olduğu iş yerinin kasa bölümünde prize takılı halde bulunan cep telefonunun çalınması eylemi bakımından suç tarihi itibarıyla eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2) CD görüntülerine göre saat 22.51'de ve katılanın beyanlarına göre saat 22.40'ta iş yerine gelen sanığın buradan katılana ait cep telefonunu çaldığı, UYAP verilerine göre gece saatinin yaz saati ile 21.37'de başladığı ve suçun gece vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanmaması,
3) Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "... Seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu 5237 sayılı Kanun'un 268/1. maddesinde tanımlanan suçun seri muhakeme usûlüne tabi olması karşısında, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu bakımından sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usûlünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre;
4) 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5) Sanık hakkında başkasına ait kimlik ve ya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 268/1 maddesi delaletiyle 267/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken doğrudan aynı Kanun'un 267/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!