WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/2624 E.  ,  2024/10648 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 24.08.2015
SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanığın 20.08.2015 tarihinde dosyaya sunduğu dilekçe ile hükme yönelik temyiz isteğini bildirdiği, mahkemenin 24.08.2015 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin reddine karar verildiği, bahsi geçen kararın ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığa 26.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği, ek kararın yasa yolu bildiriminde sanığa 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceği belirtilmemesi suretiyle yanıltmaya neden olunduğu ve cezaevinde yapılan gerekçeli karar tebliği işleminin de aynı Kanun'un 35/3. maddesine uygun şekilde okunup anlatılmaması nedeniyle geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; sanık müdafiinin 02.10.2015 tarihli dilekçesinin, mahkemenin 24.08.2015 tarihli temyiz isteminin reddi kararına yönelik temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu kabul edilmiş olup; sanığın 20.08.2015 tarihli dilekçesindeki anlatımından eski hâle getirme ve temyiz isteminde bulunduğunun anlaşılması ile eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olması nedeniyle, Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.08.2015 tarihli ve 2012/1108 Esas, 2014/926 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, kovuşturma sırasında alınan ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine tebliğ edilememesi üzerine farklı bir adreste 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı anlaşılmakta ise de; 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebliğin usûlüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usûllere göre bir tebligat yapılmış olması gerektiği, aksi hâlde 35. maddeye göre tebligat yapılmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında; daha önce herhangi bir geçerli tebligat yapılmamış olan adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 14.02.2015 tarihinde yapılan gerekçeli karar tebliği işleminin geçersiz olduğu ve sanığın öğrenme üzerine verdiği 20.08.2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, kolluk görevlisi olan katılan ...'ın görevini yapmasını engellemek amacıyla yakasını tutup onu tehdit etmesi, katılanlara alenen hakaret etmesi ve ekip aracına tekme atmak suretiyle zarar vermesi şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265/1, 125/1, 3-a, 125/4, 43 ve 152/1-a maddelerinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme, hakaret ve kamu malına zarar verme suçlarını oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının, süreyi kesen son işlem olan 03.12.2014 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.