2. Ceza Dairesi 2023/25218 E. , 2024/6640 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli
İNCELEME KONUSU KARARLAR : Uzlaşma nedeniyle düşme
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/104187 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre,
1-Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2019 tarhili ve 2009/1259 esas, 2010/44 sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği, ancak 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinin 2. cümlesindeki “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde hüküm her ne kadar suç tarihi olan 04/10/2008 tarihinden sonra 26/06/2009 tarihinde anılan maddeye eklenmiş ise de, mala zarar verme suçu yönünden suç tarihi itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasında “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresinin bulunduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun aynı Kanun’un 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olamayacağı, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasındaki “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, ancak bu defa da, “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmün yürürlükte olması nedeniyle, suç tarihinde işlenmiş olsa bile uzlaştırma kapsamına girmeyen nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçları ile birlikte işlenmiş mala zarar verme suçu için uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağı nazara alınmadan talebin reddine karar verilmesi gerekirken, mala zarar verme suçu yönünden yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde,
2-Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10/07/2019 tarihli ve 2009/1259 esas, 2010/44 sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve 2012/6-1142 esas, 2013/17 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, konut/iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi durumunda, anılan suçun uzlaşma kapsamı dışında kaldığı nazara alındığında, somut olayda, sanığın müştekiye karşı birden fazla kişiyle birlikte işlediği konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunu işlediği ve bu hususun temyiz incelemesi sırasında Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 18/09/2013 tarihli ve 2010/25834 esas, 2013/17535 karar sayılı ilamında eleştiri konusu yapılarak tespit olunduğu ve sanığın atıfet kuralı gereği yanılgılı uygulamadan iki kez yararlandırılamayacağı cihetle; bu suç yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, uzlaştırma sağlandığından bahisle düşme kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesince 18.04.2019 tarihli ek karar ile, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 253. maddesi değiştirilerek hükümlünün mahkûmiyetine konu olan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1 maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle bu suç yönünden kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de, suç tarihi itibarıyla, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez...." şeklinde düzenlemenin bulunduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun aynı Kanun’un 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olamayacağı, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasındaki “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı ancak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/3. maddesinin 2. cümlesinde yer alan,“Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmün yürürlükte olması nedeniyle, suç tarihinde uzlaştırma kapsamına girmeyen nitelikli hırsızlık ile birlikte işlenmiş ve etkin pişmanlık hükümlerine tabi olan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesi sırasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 18.09.2013 tarihli ve 2010/25834 Esas, 2013/17535 Karar sayılı ilâmında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün "Birden fazla kişiyle konut dokunulmazlığını bozma suçunu işleyen sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesince cezasından artırıma gidilmesi gerektinin gözetilmemesi" hususunun karşı temyiz bulunmadığından bahisle eleştiri konusu yapıldığı, dosya içeriğine göre; sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli eylemini gece sayılan zaman dilimi içerisinde ve yaşı küçük olan İbrahim Tuncer ile birlikte gerçekleştirmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-c. maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun uzlaşma kapsamında bulunmadığı, sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanığın lehine olması nedeniyle, bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde sanığın uzlaşma hükümlerinden de yararlandırılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı, belirtildiği şekilde konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde uzlaşma nedeniyle düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2019 ve 10.07.2019 tarihli, 2009/1259 Esas, 2010/44 Karar sayılı ek kararlarının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, anılan kararların infaz aşamasında verilen ve infaza ilişkin olması nedeniyle, “aleyhe sonuç doğurmama ilkesi”nin bu kararlar bakımından geçerli olamayacağının gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!