2. Ceza Dairesi 2023/2484 E. , 2024/4256 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN :
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/546 E., 2021/865 K.
ŞİKÂYETÇİ : ...
SUÇA
SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ...
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davası ile ilgili olarak, bozmadan önce, mahkûmiyetleri Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 02.10.2017 tarihli ve 2016/2987 Esas, 2017/9829 Karar sayılı kararı ile onanan, yaşı büyük sanıklar ... ve ...'in davaları ile birleştirme kararı verildiği ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 17/3. maddesinin "Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi hâlinde, genel mahkemelerde, yargılamanın her aşamasında, mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı verilebilir. Bu takdirde birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülür." şeklinde düzenlendiği dikkate alınmaksızın, bozma sonrası yapılan yargılamanın da "Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla" yapılamayacağının ve buna göre duruşmalara Cumhuriyet savcısının katılımının zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2- Kabule göre de;
a- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a, 143, 35. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasından aynı Kanun'un 31/3. maddesi ile 1/3 oranında indirim yapılırken 1 yıl 10 ay 14 gün hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 1 yıl 11 ay 14 gün hapis cezasına, devamla aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 6 ay 21 gün hapis cezası yerine 1 yıl 7 ay 16 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!