2. Ceza Dairesi 2023/24713 E. , 2024/6629 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60290 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre,
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek karar verilmesinde,
Kabule göre de,
2-Suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi kapsamında işlenen hırsızlık suçunun 8 yıllık olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 25/04/2008 tarihinde işlediği, 29/06/2009 tarihinde ilk savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 02/05/2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın 19/11/2012 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02/05/2011 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 19/11/2012 tarihi arasında ( 1yıl 6 ay 17 gün) dava zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 29/06/2009 tarihinden itibaren hükmün açıklandığı 04/04/2022 tarihine kadar geçen sürede 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE-KARAR
Karar duruşmasında ... 5 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçlardan hükümlü olduğu anlaşılan sanık ...'a 04.04.2022 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi" nedeniyle yapılan tefhim işleminin usûlsüz olduğu ve bu nedenle kararın kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2022 tarihli kararının sanığa usûlüne uygun olarak (sanığın cezaevinde olması halinde, cezaevindeki sanığa 5271 sayılı Kanun’un 263. maddesine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilmesi ile kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 04.04.2022 tarihli ve 2021/753 Esas, 2022/237 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!