2. Ceza Dairesi 2023/24712 E. , 2024/6628 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
KARAR : Uyarlama yapılmasına yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/77509 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07/06/2022 tarihli ve 2021/23311 esas, 2022/8627 karar sayılı ilamında yer alan ''...5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlüler yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması...'' şeklindeki açıklamalar ile
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18/11/2005 tarihli ve 2005/2691 esas, 2005/3395 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431 esas, 2005/12718 karar sayılı ilâmlarına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hâllerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi yada artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hâkkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hâllerde, duruşma açılarak lehe yasanın belirlenmesi suretiyle uyarlama kararı verilmesi gerektiği cihetle, merciince Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/06/2005 tarihli ve 2000/419 esas, 2002/321 sayılı ek kararının duruşma açılmadan lehe yasa değerlendirilmesi yapılmadığından bahisle itirazın kabulü ile söz konusu kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE - KARAR
Hükümlü hakkında Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2002 tarihli ve 2000/419 Esas, 2002/321 Karar sayılı ilâmı ile verilen mahkûmiyet hükmünün Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.10.2003 tarihli ve 2002/17703 Esas, 2003/7549 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile kesinleşen ilâma yönelik uyarlama yargılaması yapılmasının talep edildiği, Mahkemenin 01.06.2005 tarihli ek kararı ile hükümlü hakkında uyarlama yargılaması yapılıp itirazı kabil olmak üzere karar (yeniden karar verilmesine yer olmadığına ve cezanın aynen infazına) verildiği, hükümlünün yokluğunda, dosya üzerinden verilen 01.06.2005 tarihli ve 2000/419 Esas, 2002/321 Karar sayılı karar, her ne kadar hükümlüye tebliğ edilmişse de, 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince temyiz yasa yoluna tabi olan ek kararda yasa yolunun itiraz olarak gösterilmesi suretiyle hükümlünün yanıltıldığı, hükümlünün itiraz dilekçesi olarak kabul edilen 08.06.2005 tarihli dilekçesinin uyarlama yargılaması sonrasında verilen temyiz dilekçesi olarak kabulü ve dolayısıyla temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderilmesi gerekir iken, Ağır Ceza Mahkemesine itiraz incelemesi için gönderildiği, bu itibarla Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2005 tarihli ve 2005/378 Müt. sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu ve uyarlama yargılaması sonrasında verilen 01.06.2005 tarihli ek kararın usûlüne uygun kesinleşmediği anlaşılmakla; Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2005 tarihli ve 2005/378 Müt. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!