WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/23404 E.  ,  2023/5027 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/420 E., 2011/132 K.

İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d, 143, 116/2-4, 119/1-c ve 62/1. (2 kez) maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Turhal Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2011 tarihli ve 2010/420 Esas, 2011/132 Karar sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14.07.2023 tarihli ve 94660652-105-60-10463- 2023-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve 2023/87742 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olayla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.07.2022 tarihli, 2021/6-434 Esas ve 2022/520 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanık başka bir suçtan hükümlü bulunup sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde de bulunmamış ise, hükmün açıklandığı son oturumda sanığın hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mahkûmiyetine karar verilmesinin savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olacağı nazara alındığında; somut olayda, başka suçtan Zile M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanığın, kısa kararın okunduğu 08.02.2011 tarihli oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı davranılmasında isabet görülmediğinden aynı Kanun'un 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Karar duruşmasında Zile M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığın cezaevinde olduğu gözetilmeden yokluğunda verilen kararın Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre 04.03.2011 tarihinde tebliğ edildiği, usûlsüz şekilde yapılan bu tebligat işleminden sonra kesinleştirme işleminin yapıldığı, sanığın karar tarihinde cezaevinde olduğunun anlaşılması üzerine, 12.06.2014 tarihinde sanığa gerekçeli kararın tebliğ edildiği; cezaevinde bulunan sanığa yokluğunda verilen gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriğinin okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen 12.06.2014 tarihli tebligat belgesi içeriğine göre, gerekçeli kararın sanığa okumak/almak suretiyle tebliğ edildiği, bu işlemlerin 5271 sayılı Kanun’un 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmaması ve ayrıca 12.06.2014 tarihinde tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde aynı Kanun’un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tebliğ işlemleri usûlsüz olduğundan hükmün ve kararın usûlüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Turhal Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2011 tarihli kararının sanık ...’e tebliğ edilip, (sanığın cezaevinde olması halinde, cezaevindeki sanığa aynı Kanun’un 263. ve 35. maddelerine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) usûlüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (TURHAL) Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 08.02.2011 tarihli ve 2010/420 Esas, 2011/132 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.