2. Ceza Dairesi 2023/21622 E. , 2023/5184 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/87 E., 2023/129 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., sanıklar müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda kanun yollarına ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği bölümde yer ... ve “Başvurudan vazgeçilmesi ve etkisi” başlığı altında hüküm altına alınan 5271 sayılı Kanun’un 266/1. maddesi uyarınca, kanun yoluna başvurulduktan sonra bundan vazgeçilmesi, mercii tarafından karar verilinceye kadar geçerli ise de, sanık ... tarafından 03.05.2023 havale tarihli dilekçenin henüz bir kanun yolu başvurusu yapılmadan dosyaya sunulduğunun, ardından ise sanık ... müdafii tarafından temyiz isteminde bulunulduğunun anlaşılması karşısında, anılan dilekçenin kanun yoluna başvurudan vazgeçme dilekçesi olarak kabulünün mümkün olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Zile Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.03.2011 tarihli ve 2011/205 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ...'ın, katılanın yanına giderek kocasının arkadaşı olduğunu söylemesi üzerine katılanın sanık ...'a karşı ... duyduğu, akabinde sanık ...'ın "Hayır amaçlı olarak para dağıtacağını" söyleyerek katılandan bu konuda yardım istediği, katılanın da kabul etmesi üzerine karşı taraftaki apartmana gittikleri, katılanın asansörle çıkmak için asansörü beklediği sırada katılanın yanına sanık ... ile başka bir şahsın daha geldiği, birlikte asansöre bindikleri, katılanın asansörde bayıldığı, ayıldığında beş adet burma bileziğinin ve bir adet künyesinin kolunda olmadığını gördüğü ve bu şekilde üzerlerine atılı yağma suçunu işlediklerinden bahisle eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-c maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2017 tarihli ve 2013/177 Esas, 2017/216 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık ...'ın aynı Kanun'un 58. maddesi gereği cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2018/23 Esas, 2018/88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Anılan kararın sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2021/23587 Esas ve 2023/9003 Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamı itibariyle sanıklar tarafından katılana yönelik bayıltıcı, uyutucu madde kullanıldığına dair delil bulunmaması nedeniyle eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-a,b maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/87 Esas, 2023/129 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-a,b, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereği cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...’ın temyiz isteği; suçlamayı kabul etmediğine, dava dosyasının zamanaşımına uğradığına, katılanın bir çok kişiyi teşhis etmesi nedeniyle teşhisinde kuşku oluştuğuna, ilişkindir.
2. Sanıklar müdafiinin temyiz isteği; sanıklar hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat etmeleri gerektiğine ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan ...'in 20.08.2010 tarihinde Mersin Hastane Caddesinde yolda yürürken, sanıklardan ...'ın katılanın yanına gelerek selam verip katılanın eşi olan ...'in arkadaşı olduğunu ve ''fakir birileri varsa yardım etmek istiyoruz'' demesi üzerine katılanın da evinin civarında tanıdığı fakirler olduğunu söylediği, sanığın katılana paranın karşıda olduğunu söyleyerek katılanı yolun karşısında bulunan apartmana götürdüğü, bu esnada sanık ...'ın, sanık ...'a selam vererek hoca hanımın yanına gidiyoruz diyerek sanık ... ile konuştuğu, apartmanın altıncı katına çıkmak için asansöre bindikleri, kısa bir süre sonra katılanın bayılması üzerine kollarında bulunan beş adet ... burma bilezikleri ve künyeyi alıp olay yerinden ayrıldıkları, katılanın olay esnasında bayılmasının rahatsızlığı yüzünden olduğunu, sanıkların kendisini uyutacak bir şey vermediğini beyan ettiği, sanıkları teşhis ettiği, dosya kapsamı itibariyle sanıklar tarafından katılana yönelik bayıltıcı, uyutucu madde kullanıldığına dair delil bulunmaması nedeniyle, sanıkların eylemlerinin nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanıkların inkâra yönelik savunması, katılanın beyanları, 29.10.2010 tarihli teşhis tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında "29.08.2010" olarak olarak hatalı yazılan suç tarihinin "20.08.2010" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, katılanın aşamalarda değişmeyen tutarlı beyanları, duruşma sırasında yaptırılan ... teşhis işleminde sanıkları kesin ve net olarak teşhis etmesi ve yine 29.10.2010 tarihli teşhis tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların suçu işlediklerine dair Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, sanıkların eylemine uyan suç için öngörülen 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı ve sanıklar hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 3 yıl 4 ay hapis cezası olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca erteleme, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümlerde bu yönleriyle de hukuka aykırılık bulunmamış, bozma kararı üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/87 Esas, 2023/129 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1.maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!