2. Ceza Dairesi 2023/21553 E. , 2024/4205 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/122 E., 2019/215 K.
ŞİKÂYETÇİLER : ..., ...
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62088 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde yer alan, “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, Hizan Cumhuriyet Başsavcılığının 10/05/2018 tarihli iddianamesi üzerine yapılan yargılama sonunda, anılan Mahkemesince sanığın kovuşturma evresinde zararı giderdiği kabul edilerek etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, mağdurların soruşturma aşamasındaki beyanlarında, sanığın bizzat pişmanlık göstererek hırsızlığa konu altınların bedelinin bir kısmı olan 3.750,00 Türk lirasının iadesi amacıyla ve suç ikrarını içeren not ile birlikte kapılarına bırakıldığının belirtildiği, dosya arasında bulunan sanık müdafiinin 22/06/2018 tarihli dilekçesi ile de mağdurun zararının tamamının karşılandığının anlaşıldığı, zararın kısmen tazmininin iddianamenin düzenlendiği 10/05/2018 tarihinden önce tamamen tazminin ise kovuşturma başladıktan ancak hüküm verilmezden önce gerçekleştiği anlaşılmakla; kısmen tazminin iddianame tarihinden önce gerçekleşmiş olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesi uyarınca soruşturma aşamasındaki kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığının mağdurlardan sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde yer alan, “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, Hizan Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2018 tarihli iddianamesi üzerine yapılan yargılama sonunda, anılan Mahkemesince hükümlünün kovuşturma evresinde zararı giderdiği kabul edilerek etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, hükümlünün bizzat pişmanlık göstererek hırsızlığa konu altınların bedelinin bir kısmı olan 3.750,00 Türk Lirasının suç ikrarını içeren not ile birlikte şikâyetçilerin kapılarına bırakıldığı, her ne kadar şikâyetçilerin Cumhuriyet Savcılığındaki beyanlarında tüm zararlarının karşılanmaması nedeniyle bu iade edilen parayı da hükümlünün abisine geri verdiklerini söyleseler de hükümlünün soruşturma aşamasında kısmi bir rızai iadede bulunduğu, şikâyetçilerin tüm zararlarının da beyanlara göre yargılama aşamasında giderildiği anlaşılmakla, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesi uyarınca şikâyetçilerin soruşturma aşamasındaki kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızalarının olup olmadığı sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Hizan Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2018/122 Esas, 2019/215 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!