WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/21379 E.  ,  2024/5794 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2132 E., 2022/710 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

I - Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/2132 Esas, 2022/710 Karar sayılı banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan verilen kararın sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2020/747 Esas ve 2021/932 Karar sayılı kararı ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/1, 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca kurulan 4 yıl 2 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II - Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, bahse konu kartın kullanması için tanık Ayşenur'a verildiğine, kartı kullanma sürecinin tamamının Ayşenur'un iradesi doğrultusunda olduğuna, kredi kartının zilyedinin tanık Ayşenur olduğuna ve onun rızası dışında bir kullanım bulunmadığına, davaya konu paraların tanık Ayşenur'un kaldığı evin ihtiyaçları için kullanıldığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Dosya kapsamında yer alan katılanın Akbank hesabına ait hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde, yapılan harcamaların ve havale işlemlerinin bir kısmının gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. (1) nolu bozma nedenine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-e ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun'un 307/son. maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.