2. Ceza Dairesi 2023/2127 E. , 2024/6996 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Her ne kadar suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını ikmal ettiği celse müdafii istemediğini, savunmasını kendisi yapacağını beyan etmesine rağmen savunması müdafii huzurunda alınmışsa da, temyize konu eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafi atanması ve müdafi huzurunda savunmasının alınması gerektiği belirlenerek yapılan incelemede, mahkemenin bu yöndeki takdirinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş ve bu nedenle müdafiinin temyiz talebinin reddine dair tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)Suça sürüklenen çocuk ...'in duruşmadaki ayrıntılı beyanında aracı ilk önce temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'in tırnak çakısıyla çalıştırdığını daha sonra da kendisinin aynı şekilde suça konu aracı çalıştırdığını ifade etmesi ve dosya içerisinde mevcut olay yeri inceleme raporunda sürücü kapısının dışında zorlama izleri olduğu ancak kontak üzerinde herhangi bir ize rastlanmadığı, yine şikâyetçinin beyanında da araç kontağı üzerinde herhangi bir izin olmadığını ifade etmesi, araçta buna göre düz kontak izi bulunmaması karşısında; suça sürüklenen çocuğun eylemi sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, suç niteliğinin tayininde hataya düşülerek aynı Kanun'un 142/1-e maddesi uyarınca cezalandırılması,
2) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Kabule göre de;
Suç tarihi itibarı ile tayin olunan cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında ertelemeye yer olmadığına karar verilirken; “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığını” irdeleyen gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz ve yasal olmayan şekilde ertelemeye engel olmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının gerekçe gösterilmesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezanın ertelenmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının gözetilmesine, 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!