WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/21017 E.  ,  2024/2353 K.
"İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/712 E., 2021/1152 K.
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58180 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/11/2016 tarihli ve 2016/950 esas, 2016/436 karar sayılı ilamında yer alan; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesinde alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada şüpheli veya sanığa müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlandığından, şüpheli veya sanığa zorunlu müdafii görevlendirilmesinde temel cezanın gözetilmesi gerekli olup hapis cezasının belirli bir oranda artırılmasını öngören nitelikli haller dikkate alınmayacağı, kanun koyucunun iradesinin, alt sınırı beş yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda, cezada belirli bir oranda artırım öngören nitelikli hallerin de bu madde kapsamında dikkate alınması gerektiği yönünde olması halinde, bu hususu açıkça düzenleyeceği şeklindeki görüşün değiştirilerek,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/10/2021 tarihli ve 2021/2-35 esas, 2021/473 karar sayılı ilamında yer alan; çağdaş ceza adaletini tam manasıyla temin etmek, savunma hakkının daha etkin bir şekilde kullanımına imkan sağlamak bakımından aleyhte yorumda bulunmak için haklı ve gerektirici bir nedenin olmaması, Kanun’da aksi yönde bir düzenlemeye de yer verilmemesi karşısında, ceza adalet sistemimizde, bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerinin, aynı suç sayılacağı ilkesi de gözetildiğinde, aynı suç sayılan bir suçun nitelikli hâlinin ve benzer şekilde fiilin ağırlaştırıcı neden altında işlenen şeklinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesinde belirlenen ve zorunlu müdafi atanması için gerekli olan beş yıllık sürenin belirlenmesinde esas alınması gerektiği, ancak 15/6/1949 tarihli ve 4-11 sayılı içtihadı birleştirme kararında belirtildiği üzere, yargısal içtihat değişikliklerinin kural olarak geriye yürümeyeceği, yorum farklılığı sebebiyle içtihadın değişmiş olmasının, usul ve maddi hukuka aykırılık taşımayan karara yönelik, olağanüstü kanun yollarına başvuru nedeni oluşturmayacağının kabulü gerektiği şeklindeki görüşün benimsendiği nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2021 tarihli kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/10/2021 tarihli kararından sonra verilmiş olduğu gözetilerek yapılan incelemede, 5237 sayılı Kanun’un 142/2 ve 143. maddelerinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçu için öngörülen cezanın alt sınırı beş yıl olup zorunlu müdafii görevlendirilmesinde suçun nitelikli hallerinin göz önünde bulundurulması gerektiği cihetle, zorunlu müdafii görevlendirilmeden yargılamaya devam olunarak, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. Hükümlünün 06.12.2022 tarihli dilekçe ile hakkında verilen mahkûmiyet kararını eski hâle iade istemi ile istinaf ettiği, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesine ait olduğuna göre, dosyanın istinaf yoluyla Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi gerektiği tespit edilmiştir.
3. Dosya kapsamına göre; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesi uyarınca, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, katılanın bilinen en son adresinin " Gazi Mahallesi Celal Bayar Sokak Daire: 15 Kat:1/3 Gazipaşa/Antalya" olduğu, bu adrese tebligat yapılmadan bilinen en son adresinden farklı olan başka bir adrese yapılan tebligatın usûlsüz olması nedeniyle hükmün kesinleşmediği belirlenmiştir.
4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.