WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/20991 E.  ,  2023/5017 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SAYISI : 1999/1751 E., 2002/1210 K.

İNCELEME KONUSU
KARAR : Uyarlama yargılaması sonrası önceki hükmün aynın infazına

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hırsızlık suçundan sanık ... ...'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/2, 522 ve 81/2. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 01/10/2002 tarihli ve 1999/1751 Esas, 2002/1210 Karar sayılı kararının temyiz edilmeksizin 28/04/2003 tarihinde kesinleşmesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, 765 sayılı Kanun'un hükümlünün daha lehine olduğundan 5 yıl 10 ay hapis cezasının infazına devam edilmesine dair İzmir (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/06/2005 tarihli ve 2005/880 müt. sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13.05.2023 ... ve 2022/22215 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2023 ... ve 2023/60935 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07/06/2022 tarihli ve 2021/23311 Esas, 2022/8627 Karar sayılı ilamında yer ... ''...5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlüler yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, ... cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması...'' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, sanık hakkında İzmir (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesince uyarlama yargılaması yapıldığı sırada duruşma açılarak lehe yasanın belirlenmesi suretiyle uyarlama kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- 5252 sayılı Kanun'un 9/1. maddesi, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı Kanun’un lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya sonraki yasa ile cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı doğmuşsa yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise; ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabilecektir. Hükümlü hakkında lehe olan yasanın saptanabilmesi için takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılıp uyarlama yargılaması yapılarak karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı Kanun’un 7/2 ve 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanun’un 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Kanun’un 491 vd. maddelerinde yer ... suçların öğelerinin farklı olduğu nazara alındığında, hükümlünün 18.06.1999 günü saat 05.00 sıralarında, şikâyetçiye ait kontak anahtarı üzerinde bırakılmış aracı bu anahtarla çalıştırmak suretiyle çalması ve 2 ... sonra suça konu araç ile birlikte yakalanması şeklinde gelişen olayda hükümlünün eyleminin, 765 sayılı Kanun’un 491/2, 522 (pek fahiş), 81. maddelerinde yazılı suç ile 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilerek, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenerek, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine aykırı davranılması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden İzmir (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 06.06.2005 tarihli ve 2005/880 Müt. sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.