2. Ceza Dairesi 2023/20989 E. , 2024/3061 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/289 D.İş
ŞİKÂYETÇİLER : ..., ...
SUÇLAR : Konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara
yönelik itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60145 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04/03/2020 tarihli ve 2020/1007 esas, 2020/85 karar sayılı ilamında "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinde hükmün nelerden ibaret olduğunun belirtilmesi ve sanık hakkında 16/06/2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesi karşısında, sanık hakkında verilen anılan kararın yargılamanın yenilenmesine konu olamayacağı..." şeklinde yer alan açıklamalar karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların yargılamanın yenilenmesine konu olamayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları ile birlikte işlediği iddia olunan hırsızlık suçundan hakkında hükmolunan mahkûmiyet hükmü yönünden istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27/02/2020 tarihli ve 2019/1874 esas, 2020/641 sayılı kararı ile hırsızlık eylemi yönünden sanık aleyhine her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığından bahisle beraatine karar verildiği görülmekle, sanığın konut dokunulmazlığını ihlâl etme ve mala zarar verme suçlarının beraat kararı verilen nitelikli hırsızlık suçuyla bağlantılı olduğu ve her üç suçun birlikte işlendiğinin iddia edilmesi karşısında, sanığın konut dokunulmazlığını ihlâl etme ve mala zarar verme suçlarını işlediğine dair dosya kapsamında mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İnceleme konusunu oluşturan davada, sanık ... hakkında Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2018 tarihli ve 2017/650 Esas, 2018/579 Karar sayılı ilâmı ile hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükümleri verilip, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara karşı sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine, Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli ve 2019/289 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek kesinleştiği, hırsızlık suçu bakımından yapılan istinaf incelemesinde ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.02.2020 tarihli ve 2019/1874 Esas, 2020/641 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verildiği ve bu istinaf ilâmı doğrultusunda sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları için de sanığın atılı suçları işlediğine ilişkin mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü gerektiğinden bahisle kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ...'ın tüm aşamalarda üzerine atılı suçları kabul etmemesi karşısında, hakkında aynı suçlardan mahkûmiyet kararı verilen inceleme dışı sanıklar ... ve ...'nın suç atma niteliğindeki soyut beyanları dışında, sanık ...'ın şikâyetçiler ... ve ...'a yönelik atılı konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarını işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeter nitelikte, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde atılı suçlardan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2019/289 Değişik İş sayılı verilmekle kesin nitelikte olan kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, sanığın şikâyetçiler ... ve ...'a yönelik atılı konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarını işlediğinin sabit olmaması nedeniyle atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!