2. Ceza Dairesi 2023/18443 E. , 2023/4066 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/447 E., 2017/305 K.
...
SUÇ : Kamu malına zarar verme
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2017 tarihli ve 2016/447 Esas, 2017/305 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 06.09.2017 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 11.04.2023 tarihli ve 2022/22526 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46335 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46335 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinde yer alan,"(1)Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. (2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, olay günü sanığın yolcu olarak bindiği Gülşehir Belediyesine ait minibüste bulunduğu sırada aracın şoförü ile arasında çıkan tartışma üzerine minibüsten indikten sonra, araca eliyle vurmak suretiyle kamu malına zarar verme suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda, her ne kadar Mahkemece atılı suçtan sanık hakkında tamamlanmış suç hükümlerine göre mahkûmiyet kararı verilmiş ise de,
Somut olayda sanığın belediye minübüsüne eliyle vurmasını müteakip, anılan araçta zarar meydana geldiğine dair herhangi bir tespit yapılmadığının anlaşılması karşısında, sanığa yüklenen suçun teşebbüs aşamasında kaldığı cihetle, sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine hükmedilirken teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. Dosya kapsamına göre, katılan sıfatını alabilecek şekilde atılı suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gülşehir Belediye Başkanlığı'nın 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, Gülşehir Belediye Başkanlığı'na kovuşturma evresinde yöntemine uygun şekilde 5271 sayılı Kanun'un 234/1-b-1. maddesi uyarınca duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığı, bu nedenle sanık hakkında açılan davadan usûlüne uygun olarak haberdar edilmediği ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının anlaşılması karşısında, yasa yollarına başvurma hakkı bulunan ve yokluğunda hüküm verilen şikâyetçi kuruma hükmün tebliği gerekmektedir.
3. Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli kararıyla sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, sanığın 04.11.2019 tarihinde kararı istinaf ettiği, Mahkemenin 17.07.2020 tarihli ek kararıyla istinaf isteminin süreden reddine karar verdiği, sanığın 17.07.2020 tarihli dilekçesiyle ek kararı da istinaf etmesine rağmen Mahkemenin dosyayı istinaf yoluyla incelenmek amacıyla Bölge Adliye Mahkemesine göndermemesi nedeniyle inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!