WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/18412 E.  ,  2024/2174 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/172 E., 2013/696 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yokluğunda verilen karar, tebligat tarihinde cezaevinde bulunan sanığa tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriği okunup, anlatılmak suretiyle anılan kararın tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında; cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen 06.08.2013 tarihli tebliğ-tebellüğ belgesi içeriğine göre tebliğ işlemi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmayıp geçersiz olduğu anlaşılmış olup sanığın 26.08.2019 tarihinde temyiz isteminin süresinde olduğu ve sanığın 26.08.2019 tarihli isteminin eski hâle getirme ve temyiz mahiyetinde olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 42. maddesine göre hükmün temyizi aşamasında ileri sürülen eski hâle getirme istemi hakkında Dairemizce ve öncelikle karar verilmesi gerektiği ve 09.09.2019 ve sonraki tarihli ek kararların yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın gece vakti katılanın kilitli aracının muhkem olan kapısını açarak aracı düz kontak yaparak çalması şeklindeki eylemine uyan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 522. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre anılan suçun 5237 sayılı Kanun’un 102/3 ve 104/2. maddeleri uyarınca 10 ve 15 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olduğu; yine sanığın eylemine uyan aynı Kanun'un 142/1-b, 143/1. maddelerinin gerektirdiği cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-d, 67/4. maddeleri uyarınca 15 ve 22 yıl 6 aylık zamanaşımı sürelerine tabi olduğu; zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğu, dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin sanık yararına olması ve 15 yıllık dava zamanaşımının suç tarihi olan 17.03.2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.