WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/1754 E.  ,  2023/3721 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/33 E., 2016/107 K.
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZA KONU KARAR : Mahkûmiyet

Yargıtay (Kapatılan) 6. Ceza Dairesinin 13.12.2022 tarihli ve 2021/25799 Esas, 2022/17387 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2023 tarihli ve KD-2-2021/97534 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık ... hakkında Koyulhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2016 tarihli ve 2016/14 E. Nolu iddianamesiyle kamu malına zarar verme suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın Koyulhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2016/33 Esas, 2016/107 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1, 62 ve 53. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verildiği, kararın sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 6. Ceza Dairesinin 13.12.2022 tarihli ve 2021/25799 Esas, 2022/17387 Karar sayılı kararıyla sanığın temyiz istemine yönelik inceleme yapılarak eksik araştırmadan bozma kararı verilmesine karşın, görüldü Cumhuriyet savcısının 05.08.2017 tarihinden önce verilen o yer ve mülhakat asliye ceza mahkemesi kararlarını temyiz süresinin, kararı temyize hakkı olan diğer süjelerle eşit biçimde ve tebliğden itibaren bir hafta olması ile UYAP üzerinden yapılan araştırmada yerel mahkeme kararının 02.05.2016 tarihinde hâkim tarafından imzalanarak görüldü Cumhuriyet savcının ekranına gönderilmesini takiben 24.05.2016 tarihinde temyiz dilekçesi gönderildiği ve bu sebeple bir haftalık temyiz süresinin geçtiğinden bahisle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin reddine karar verildiği, ancak 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesiyle bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin dört, beş ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanacağına ilişkin istisnai bir düzenlemeye yer verilmesi sebebiyle, somut olayda 5271 sayılı Kanun’un temyize ilişkin hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereğince 1 ay olduğu, o yer Cumhuriyet savcısının 26.04.2016 tarihinden itibaren 1 aylık süre içinde 24.05.2016 tarihinde vermiş olduğu temyiz dilekçesinin süresinde olması sebebiyle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin süreden reddine ilişkin Yargıtay (Kapatılan) 6. Ceza Dairesinin 13.12.2022 tarihli ve 2021/25799 Esas, 2022/17387 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün bozulmasına ilişkindir.
II. GEREKÇE
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2022 tarihli ve 2022/6-451 Esas, 2022/756 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun’un 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine, 1412 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırılmasına rağmen 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrası ile, bölge adliye mahkemelerinin Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanacağına ilişkin emredici ve istisnai nitelikte bir düzenlemeye yer verilmesi karşısında, her ne kadar 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca 28.06.2014 tarihi itibarıyla sulh ceza mahkemeleri yürürlükten kaldırılmış ise de, kanun koyucunun, bu mahkemelerin temyiz süresine ilişkin hükümlerine de atıf yapma imkanı bulunduğu hâlde bu yönde bir düzenlemeye yer verilmemesi de dikkate alınarak, 1412 sayılı Kanun’un 305 ila 326. maddelerinin uygulanması gereken hâllerde, Cumhuriyet savcılarının duruşmalarına iştirak etmediği asliye ceza mahkemesi kararlarına yönelik temyiz süresinin bu Kanun’un 310. maddesinin üçüncü fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle belirlenmesi gerektiği ve bu sürenin tefhim tarihinden itibaren bir ay olduğu, 6217 sayılı Kanun ve devamında 6572 sayılı Kanun’un 45. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 9. madde uyarınca duruşmalara iştirak etmeyen o yer Cumhuriyet savcısının 26.04.2016 tarihinde tefhim olunan hükme yönelik 24.05.2016 tarihinde gerçekleştirdiği temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulünün gerekmesi nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
2- Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören, davaya katılma hakkı bulunan Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca kanun yollarına başvurma hakkının bulunduğu, ancak anılan kuruma kovuşturma evresinde aynı Kanun'un 234/1-b-1. maddesi uyarınca duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığı, bu nedenle kurumun sanık hakkında açılan davadan usulüne uygun olarak haberdar edilmediği ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının anlaşılması karşısında, kanun yollarına başvurma hakkı bulunan ve yokluğunda hüküm verilen kuruma hükmün tebliğinin gerektiği gözetilerek, gerekçeli kararın kuruma usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, tebligat belgesi ve sunması halinde temyiz dilekçesi de eklenerek, ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerekmektedir.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde 1 numaralı bentte belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay (Kapatılan) 6. Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2021/25799 Esas, 2022/17387 Karar sayılı ret kararının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle,
Dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 19.06.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.