2. Ceza Dairesi 2023/17510 E. , 2023/4374 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/764 E., 2020/912 K.
...
SUÇ : Mala zarar verme
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
...
...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2020 tarihli ve 2020/4622 Esas sayılı iddianamesiyle hükümlü hakkında mala zarar verme suçundan şikâyetçinin iş yerinin önündeki malzemelere zarar verdiği iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2020/764 Esas, 2020/912 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 151, 62 ve 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 23.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 31.03.2023 tarihli ve 2021/16873 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40875 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40875 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre;
1.Anılan kararın 3 nolu hüküm fıkrasında, hükümlü ...'in mala zarar verme suçundan mahkumiyetine ilişkin temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesi uyarınca belirlenmesi yerine sehven 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi uyarınca hüküm kurulmasında,
2. 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesinde yer alan, "5271 sayılı Kanun'un 253/1 maddesinin (b) bendinin mevcut (4), (5) ve (6) numaralı alt bentlerinden sonra gelmek üzere sırasıyla aşağıdaki alt bentler eklenmiş ve bent numaraları buna göre teselsül ettirilmiş, üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş, onikinci fıkrasında yer alan “en çok yirmi gün daha” ibaresi “her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez” şeklinde değiştirilmiştir." şeklindeki düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinin “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde değiştirilmiş olması ile 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesinde yer alan "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme birlikte nazara alındığında, hükümlünün mahkûmiyetine konu mala zarar verme suçunun mağdurunun ... olduğu, silahla basit yaralama suçunun mağdurunun ise ... olduğu somut olayda, anılan düzenleme uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mağduru farklı mala zarar verme suçunun, uzlaştırma kapsamında kaldığı, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesi uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde,
3. 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesine göre adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanabileceği, bu bağlamda hükümlü ...’in üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen ve yasada öngörülen yaptırımı dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası olduğundan 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi kapsamına girmeyen mala zarar verme suçu bakımından basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. İnceleme konusu kararın 3 numaralı hüküm fıkrasında, hükümlü ...'in mala zarar verme suçundan mahkûmiyetine ilişkin temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesi uyarınca belirlenmesi yerine sehven uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 86/2 olarak yazılması,
2. 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesinde yer alan, "5271 sayılı Kanun'un 253/1 maddesinin (b) bendinin mevcut (4), (5) ve (6) numaralı alt bentlerinden sonra gelmek üzere sırasıyla aşağıdaki alt bentler eklenmiş ve bent numaraları buna göre teselsül ettirilmiş, üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş, onikinci fıkrasında yer alan “en çok yirmi gün daha” ibaresi “her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez” şeklinde değiştirilmiştir." şeklindeki düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinin “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde değiştirilmiş olması ile 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesinde yer alan "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme birlikte nazara alındığında, hükümlünün mahkûmiyetine konu mala zarar verme suçunun mağdurunun ... olduğu, silahla basit yaralama suçunun mağdurunun ise ... olduğu somut olayda, anılan düzenleme uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mağduru farklı mala zarar verme suçunun, uzlaştırma kapsamında kaldığı, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesi uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi,
3. 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesine göre adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usûlünün uygulanabileceği, bu bağlamda hükümlü ...’in üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenip yasada öngörülen yaptırımı dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası olduğundan 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi kapsamına girmeyen mala zarar verme suçu bakımından basit yargılama usûlünün uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2020/764 Esas, 2020/912 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!