WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/17452 E.  ,  2023/4072 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2022/20 E., 2022/90 K.
SUÇ :Hırsızlık, konut dokulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜM :Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma

A.Sanık hakkında 04.12.2009 tarihinde işlediği mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE karar verilmiştir.
B.Sanık hakkında 04.12.2009 tarihinde işlediği hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kiğı Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.01.2010 tarihli ve 2010/47 Esas No.lu iddianamesi ile, sanığın katılanın evine, penceresinin korkuluk parmaklıklarına zarar vererek girip iki adet kilitli valiz, dört adet gömlek ve dört paket sigarayı çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 53, 116/1, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kiğı Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2010 tarihli ve 2010/8 Esas, 2010/16 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 145. maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun'un 116/1, 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılarak 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3.Kararın sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 21.04.2015 tarihli ve 2015/1842 Esas, 2015/1030 Karar sayılı kararı ile, konut dokunulmazlığının ihlâli suçuna yönelik Cumhuriyet Savcısının talebi ile ilgili olarak, dosyanın itiraz merciince incelenmek üzere mahalline iadesine, hırsızlık suçundan kurulan hükmün ise, sanığın, katılanın ikametinden, içinde eşya bulunduğu anlaşılan valiz ile 4 adet gömlek ve 4 paket sigara çaldığının anlaşılması karşısında, Mahkemece, sanığın, diğer eşyaları çalmadığı sadece 4 paket sigara aldığı yolundaki savunmasına itibar edilip, çalınan sigaraların toplam değerinin (15,00 TL) az olması gerekçe gösterilerek katılanın başka eşyalarının da çalındığı yolundaki beyanları da göz ardı edilerek, incelemeye konu suçun işleniş şekli ve özellikleri gözetilmeden, aynı Kanun'un 145. maddesine sevk amacının dışında yorumlar getirilmek suretiyle sanığın mahkûmiyeti yerine ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, kabule göre de; sanık hakkında hırsızlık suçundan ceza tayin edilmeden aynı Kanun'un 145. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken ceza tayin edildikten sonra ceza vermekten vazgeçilmesine dair yazılı şekilde hüküm kurulması, sanığın aşamalarda suça konu sigaraların karşılığı olarak 15,00 TL'yi katılana iade etmek üzere karakol komutanına verdiği yolundaki savunmasının doğruluğu üzerinde durularak bu hususun ve yapılan kısmi iade nedeniyle ceza indirimine rızasının bulunup bulunmadığının katılandan sorularak, sonucuna göre, aynı Kanun'un 168. maddesi kapsamında sanık hakkında değerlendirme yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi, bu dava sebebiyle yapılan toplamda 15,00 TL davetiye giderinin 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanığa yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin değerlendirilmemesi, nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile ilgili olarak Bingöl Ağır Ceza Mahkemesince yapılan inceleme sonunda, 28.07.2015 tarihli ve 2015/486 D. İş sayılı karar ile, suça sürüklenen çocuğa hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediği sorulmadığından ve suça sürüklenen çocuk hakkında denetim süresinin 3 yıl olarak belirlenmesi gerekirken 5 yıl olarak belirlendiğinden, Mahkemenin 03.06.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
5.Sanık hakkında Kiğı Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2015/90 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararı ile, sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 168/1-4, 62, 116/1, 62. maddeleri gereğince sırasıyla 10 ay hapis, 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki suç yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararlar 19.05.2016 tarihinde kesinleşmiştir.
6. Sanığın denetim süresi içerisinde 11.01.2021 tarihinde işlediği silahla tehdit suçundan 5237 sayılı kanun'un 106/2-a maddesi uyarınca mahkûmiyetine dair Kiğı Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/103 Esas, 2021/128 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Kiğı Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2022/20 Esas, 2022/90 Karar sayılı kararı ile sözkonusu hükümler aynen açıklanarak, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 168/1-4, 62, 116/1, 62, 53. maddeleri gereğince sırasıyla 10 ay hapis, 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki suç yönünden hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, kararın eksik inceleme ile alındığı, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın katılana ait eve girerek, katılan beyanında her ne kadar iki adet valiz, dört adet gömlek ve iki karton sigarayı sanığın aldığını ifade etmiş ise de sanığın aşamalarındaki ikrarı göz önüne alınarak dört paket Samsun marka sigarayı çaldığı, sigaralara karşılık olarak 15,00 TL parayı ... Jandarma Karakol Komutanı vasıtasıyla katılana iade ettiği, katılanın kısmen iade nedeniyle ceza indirimine rızasının bulunduğu Yerel Mahkemece kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
2. Sanık suçu ikrar etmiştir.
3.Katılan, soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunduğunu bildirmiştir.
4.Hukuki süreç başlığı altında 3. maddede belirtilen bozma gerekleri Mahkemece yerine getirilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm yönünden;
Tüm dava dosyası kapsamı, sanığın ikrarı karşısında eylemi sübûta ermekle, sanık hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün 1. maddesinde açıklanan nedenlerle sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Hırsızlık suçundan kurulan hükümde, Yargıtay 17. Ceza Dairesi’nin 21.04.2015 tarihli bozma ilamı doğrultusunda katılanın kısmi iadeye rızasının alınmasının ardından etkin pişmanlık nedeni ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesi uyarınca indirim yapılırken, anılan maddenin 2. fıkrası da gözetilerek indirim oranının 1/2'den fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V.KARAR
1.Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün 1. maddesinde açıklanan nedenlerle Kiğı Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/20 Esas, 2022/90 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
2.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün 2. maddesinde açıklanan nedenlerle Kiğı Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/20 Esas, 2022/90 Karar sayılı kararında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.