WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/16877 E.  ,  2024/3787 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2013/59 E., 2013/716 K.
ŞİKÂYETÇİ :...
SUÇLAR :Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER :Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Ret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkânsızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekir.
İncelenen dosyada sanığın yokluğunda verilen hükmün, sanığın duruşmada bildirdiği son adresine, doğrudan MERNİS adresi şerhi ile "muhatap dışarıda olması sebebiyle aynı çatı altında birlikte ve sürekli ikamet ettiğini beyan eden reşit ve mümeyyiz olan muhatabın yeğeni Zeynep Aydemir imzasına" 23.07.2013 tarihinde yapılan tebliğinin, tebligatın doğrudan MERNİS adresi şerhi ile yapılmış olması nedeniyle geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın 05.12.2022 tarihli eski hâle getirme talebinin kabulü ile temyizinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1.Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, şikayetçinin iş yerinin kapısının kilidini kırması biçimindeki eyleminin TCK'nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, 20.06.2013 olan mahkûmiyet tarihinden, inceleme tarihine kadar dolmuş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2.Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a.Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken önce "Sanığın eylemlerini gece vakti işlemiş olması nedeniyle TCK'nın 143. maddesi uyarınca 1/8 oranında artırılarak 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına", daha sonra "Sanığın eylemini gece vakti işlemiş olması nedeniyle sanığa verilen cezanın TCK 143. maddesi uyarınca takdiren 1/8 oranında arttırılarak neticeden 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına", devamında ise TCK'nın 62. maddesi uygulanmak suretiyle "5 ay 22 gün hapis cezası" ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle TCK'nın 143. maddesinin 2 kez uygulanması ve yazılı şekilde hesap hatası yapılması,
b. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, anılan maddenin uygulanması suretiyle, CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.