2. Ceza Dairesi 2023/16014 E. , 2024/7176 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1974 E., 2022/1718 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Sanık müdafii tarafından verilen temyiz dilekçesi üzerine konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik 23.06.2022 tarihli ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verildiği ve ek kararın sanık müdafiine usûlüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen ek kararın temyiz edilmediği anlaşılmakla hırsızlık suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Ceza Genel Kurulu’nun 2020/358 Esas, 2021/462 Karar sayılı ve 12/10/2021 tarihli ilamında da “Görüldüğü üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin 4. ve anılan maddeye dayanılarak hazırlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 9. maddesinin (6). fıkralarında muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin özel düzenlemeler yer almaktadır. Bu düzenlemelere göre, "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." Bunun sonucu olarak elektronik tebligatta tebellüğ tarihi elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih olmayıp, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olmaktadır.” şeklinde belirtildiği üzere sanık müdafiine gerekçeli kararın tebliğ tarihinin 14.06.2022 olarak kabulü ile kararın 15 günlük temyiz süresi içerisinde 20.06.2022 ve 25.06.2022 tarihli dilekçelerle temyiz edildiği değerlendirilerek ve bu nedenle Tebliğnamedeki ret görüşüne iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1 maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, müvekkilinin samimi beyanda bulunmak suretiyle maddi gerçeği ortaya çıkarıp, pişmanlığını dile getirdiğine, söz konusu olayın bina içerisinde gerçekleşmediğine, sanığın mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin deliller olmadığı halde mahkûmiyetine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğuna, yargılama konusu çalınan eşyanın maddi değeri göz önüne alındığında değerinin az olduğu açıkça ortada olduğundan TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğine, dosya kapsamında yapılan değerlendirmenin eksik ve hatalı olduğuna, sanığın beraat etmesi gerektiğine, mahkeme kararlarının cezalandırıcı olmaktan çok, suçlunun topluma geri kazandırılmasını amaçlaması gerektiğine, verilen karar ile müvekkilinin topluma kazandırılması amacının gözetilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
UYAP sisteminde yapılan sorgulamaya göre sanığın, ilk derece mahkemesince hükmün açıklandığı 07.07.2021 tarihinde, Mersin Açık Cezaevinde başka suçtan hükümlü olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın duruşmalarda hazır bulunmaktan bağışık tutulmayı isteyip istemediği sorulmadan yokluğunda yargılamaya devam olunarak mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!