2. Ceza Dairesi 2023/1556 E. , 2024/5933 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2977 E., 2018/2464 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kamu malına zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf talebinin esastan reddi, istinaf talebinin düzeltilmek
suretiyle esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar ... ve ... vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2018/2977 Esas, 2018/2464 Karar sayılı kararının katılanlar ... ve ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
1)7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8. ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkânsızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın yokluğunda verilen hükmün son bildirdiği adrese MERNİS şerhi yazılarak Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi işleminin geçersiz olması karşısında; gerekçeli kararın sanığa usûlüne uygun olarak tebliğiyle, tebligat belgesi ile birlikte verilmesi hâlinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek Tebliğname de düzenlenerek,
2) Sanık hakkındaki kamu davasının niteliğine ve hükmün mahiyetine göre, ... tarafından düzenlenen 11.04.2016 tarihli evrakta, olay sebebiyle zarar gören Smart bankonun 20.03.2013 tarihinden beri ... firması tarafından işletildiğinin belirtildiği, bu sebeple suçtan doğrudan zarar gören kurumun ... A.Ş. olup, gerekçeli karar kendisine tebliğ edilen ve hakkında katılma kararı verilen ...'ın kamu malına zarar verme suçu bakımından doğrudan davaya katılma hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, katılan sıfatını alabilecek şekilde zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan ... A.Ş.'nin, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, suçtan zarar gören kuruma kovuşturma evresinde yöntemine uygun şekilde aynı Kanun'un 234/1-b-1. maddesi uyarınca duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığı, bu nedenle suçtan zarar gören kurumun sanık hakkında açılan davadan usûlüne uygun olarak haberdar edilmediği ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının anlaşılması karşısında; yasa yollarına başvurma hakkı bulunan ve yokluğunda hüküm verilen suçtan zarar gören kuruma gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi sağlanarak tebellüğ belgesi ve temyiz edilmesi hâlinde dilekçesi de eklenip ek Tebliğname düzenlendikten sonra iadesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!