2. Ceza Dairesi 2023/14837 E. , 2024/8292 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2380 E., 2020/2954 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Sanığın 08.11.2021 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılmasına, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olmasına göre, İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2021 tarihli, 2015/586 Esas, 2019/325 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
09.12.2020 tarihli kararın, sanık ve müdafiinin yokluğunda verildiği, kararın sanık müdafii Av. ...'na 05.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği ancak müdafii tarafından temyiz edilmediği anlaşılmış ise de, sanık ve dosyada vekaletnamesi bulunmayan ihtiyarî müdafiinin birlikte duruşmaya girmediği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, müdafi bulunsa bile sanığın da temyiz hakkı bulunduğundan ve kararın daha önce ayrıca sanığa tebliğ edilmediği belirlenmekle, sanığın öğrenme üzerine 08.11.2021 tarihli ve devamındaki diğer temyiz dilekçeleriyle sunduğu temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca ve yukarıda belirtilen gerekçeyle temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
İddianamede sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1. maddelerinin uygulanmasının talep edildiği nazara alınarak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması, savunmasının zorunlu müdafii huzurunda alınması ve kısa kararın zorunlu müdafiinin hazır bulunduğu duruşmada açıklanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!