2. Ceza Dairesi 2023/14065 E. , 2023/3307 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/455 E., 2023/451 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Salihli Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.12.2022 tarihli ve 2022/3721 Esas numaralı iddianame ile; "sanığın olay günü saat 00.00 sıralarında şikâyetçiye ait 45 ... plakalı aracın yanına tek başına gittiği, kapısını açmak için uğraştığı ve daha sonra araca binerek uzaklaştığı" iddiasıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1, 58 ve 63. maddeleri gereğince hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2023 tarihli ve 2022/754 Esas, 2023/22 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143/1. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 58. maddesi gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2023/455 Esas, 2023/451 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesinin ilk cümlesi ve 286. maddeleri gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri; "sanığın olay günü alkollü olup hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, olayda 5237 sayılı Kanun'un 146. maddesinde düzenlenen kullanma hırsızlığının koşullarının oluştuğuna, suç vasfının yanlış tayin edildiğine, sanığın eyleminin aynı Kanun'un 141. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, bu durumda da uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan hüküm kurulması gerektiğine, lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğine" ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın suç tarihinde gece vakti sayılan saat 00.00 sıralarında şikâyetçiye ait 45 .. plaka sayılı kapıları kilitli Ford Transit marka kamyonetin kapısını zorlamak suretiyle açtığı ve çaldığı, sanığın söz konusu kamyoneti çaldıktan sonra Turgutlu ilçesinde bırakarak terk ettiği ve kolluk görevlilerince söz konusu kamyonetin bulunarak mağdura iade edildiğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiş, şikâyetçinin de aşamalarda ifadesi tespit edilmiştir. Sanığın görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu kabul ettiği 29.10.2022 tarihli CD İnceleme Tutanağı ile Araştırma ve Tespit Tutanağı, 30.10.2022 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Hukukî Süreç bölümünde bahsedildiği üzere, sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d maddesinde düzenlenen suçu oluşturması ve tekerrüre esas alınan ilâmda birden fazla mahkûmiyet hükmü bulunduğundan, 5275 sayılı Kanun'un 108/2.maddesi uyarınca daha ağır cezayı içeren hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünden dolayı sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
VI.GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 34/2. maddesine göre, iradi olarak alınan alkolün cezai ehliyeti etkilemediği ve suç kastını ortadan kaldırmadığı, sanığın aynı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinden yararlanmasının da mümkün olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; Mahkemece kurulan hükümde, "suçun işleniş şekli ve özellikleri, suç konusunun önem ve değeri, kastının ağırlığı, meydana gelen zararın ağırlığı ile sanığın şahsi ve sosyal durumu dikkate alınarak" şeklindeki gerekçe ile temel cezanın takdiren teşdiden belirlendiği ifade edilmiş olup sanığın güncel adlî sicil kaydının incelenmesi neticesinde, aynı suça ilişkin birden fazla mahkûmiyetlerinin de bulunduğu belirlenmekle, cezanın bireysel caydırıcılığı nazara alınarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; Mahkemece, "sanığın adli sicil kaydına yansıyan suça eğilimli ve olumsuz kişiliği dikkate alınarak" aynı Kanun'un 62. maddesi gereği takdiri indirim nedeninin uygulanmamasına karar verildiği, takdir hakkının, yerinde ve kanunî bir gerekçeye dayandırıldığı, ayrıca hapis cezasının süresi itibariyle sanık hakkında aynı Kanun'un 50. ve 51. maddelerinin uygulanması koşullarının bulunmadığı belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın suça konu aracı çalmasından ve aracı çalan kişinin sanık olduğunun tespiti üzerine şikâyetçiye aracın kolluk görevlilerinin yaptığı araştırma sonucunda terk vaziyette bulunmuş olması karşısında, aynı Kanun'un 146. maddesinde düzenlenen "kullanma hırsızlığı"nın koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; dosya içerisinde yer alan Olay Yeri İnceleme Raporunda, şikâyetçiye ait aracın kapılarının kilitli olmadığının, kapı kilitlerinin sağlam olduğunun ve herhangi bir zorlama izi olmadığının belirtildiği ve şikâyetçinin soruşturma ve kovuşturma aşamasında aracın kilitli olduğuna dair beyanı karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturacağı ve eylemin bu haliyle uzlaşmaya tabi olmayacağı anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesinin Yerel Mahkemenin kurduğu hükme yönelik eleştirisinde bir isabetsizlik görülmemiş ve hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2023/455 Esas, 2023/451 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!