WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/1326 E.  ,  2023/4168 K.
"İçtihat Metni"

...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/241 E., 2015/1104 K.
...
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma

A. Şikâyetçi ... Vekilinin Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçuna Yönelik
Temyiz Talebi Yönünden;
Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 29.12.2015 tarihli ve 2013/241 Esas, 2015/1104 Karar sayılı kararının şikâyetçi ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi İçişleri Bakanlığının davaya katılma hakkı bulunmadığı ve hükmü temyiz hakkı olmadığından şikayetçi idare vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak, REDDİNE,
B. Şikâyetçi ... Vekilinin Kamu Malına Zarar Verme, Sanığın Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma, Kamu Malına Zarar Verme Suçlarına Yönelik Temyiz Talebi Yönünden;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.06.2013 tarihli ve 2013/431 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve kamu malına zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a, 21/2, 179/2 ve 53. maddeleri
gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2013/241 Esas, 2015/1104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve kamu malına zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 152/1-a, 21/2, ve 79/2. maddeleri uyarınca sırasıyla 8 ay ve 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi, hakkında verilen cezanın haksız ve yüksek olduğuna ilişkindir.
Şikayetçi ... vekilinin temyiz talebi, sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, haklarında katılma kararı verilmesine ve re'sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın suç tarihinde kiralamış olduğu 16 ...plakalı araç ile sürücü belgesi olmadığı halde ilçe merkezi içerisinde yani meskun mahalde trafiğe çıktığı, polislerin dur ihtarına uymayarak, cadde ve sokak dönüşlerinde, kavşaklarda, aracının el frenini çekmek ve tehlikeli dönüşler yapmak suretiyle hızlı ve tehlikeli şekilde araç kullanarak üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu işlediği sabit olmakla tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir. Kolluk güçleri tarafından tanzim olunan Tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Kamu malına zarar verme suçu bakımından katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan müşteki İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, Dairemizin 24.03.2022 tarihli ve 2021/13458 E, 2022/5569 K. sayılı kararı gereği yapılan tebliğ işlemi üzerine müşteki ... vekilinin 23.12.2022 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, müşteki kurumun 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
2. Sanık savunmaları, şikâyetçilerin beyanları, tanık anlatımları, tüm tutanaklar, alınan adlî raporlar, ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın üzerine atılı tüm suçları işlediğinin sabit olduğu, bu konuda sanık lehine bir şüphe olmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipleri ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve şikâyetçi ... vekilinin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "... Seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu 5237 sayılı Kanun'un 179/2. maddesinde tanımlanan suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, karar hukuka aykırı bulunmuştur.
5. Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesindeki "Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un eklenen geçici 5/1-d maddesi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d'de yer alan "Kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “Hükme bağlanmış” ibaresinin aynı bentte yer alan, “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve aynı Kanun'un 251/1. maddesi kapsamına giren, 5237 sayılı Kanun'un 179/2. maddesindeki suç yönünden, aynı Kanun’un 7. ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunduğu tespit edilmiştir.

V. KARAR
Kamu malına zarar verme suçu yönünden başkaca yönleri incelenmeyen Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli ve 2013/241 Esas, 2015/1104 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile şikayetçi ... vekilinin temyiz isteği, gerekçe bölümünde açıklanan nedenler ile yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.