WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/12506 E.  ,  2023/3291 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/334 E., 2016/341 K.
SUÇLAR :Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarih ve 9-7-56 sayılı kararında açıklandığı üzere ve kovuşturma evresinde kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda zorunlu müdafiye yapılan tefhim ve tebliğlerin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, sanığın kendisine atanan müdafiden haberdar olmadığı, sanığın yokluğunda verilen 26.05.2016 tarihli kararın 18.06.2016 tarihinde sanığa tebliğ edilmesi üzerine, sanık tarafından 21.06.2016 tarihinde temyiz edildiği ve yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2014 tarihli ve 2014/26463 Esas No'lu iddianamesiyle sanık hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından, şikâyetçinin iş yerinin asma kilidini kırması, içerisinde metal bulunan 5 adet çuvalı minübüse yükleyerek çalmaya teşebbüs etmesi şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2.d, 35, 143/1, 116/2-4, 119/1.c , 151/1, 53/1. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2014/334 Esas, 2016/341 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 142/2.h, 143/1, 35, 62, 51, 116/2-4, 119/1.c, 51, 151/1, 62, 51. madderleri uyarınca sırasıyla, 1 yıl 2 ay 17 gün, 1 yıl 8 ay ve 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tüm suçlar yönünden ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebinin; beraati yönünde karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay tarihinde araç içerisinde şikâyetçiye ait iş yerinden çalınan eşyalar ile birlikte iş yerinin bulunduğu site içerisinde yakalandığı, olay yeri inceleme raporunda, iş yerinin asma kilidinin kırıldığı ve iş yerinin dağınık bir durumda olduğunun belirlendiği, her ne kadar sanığın, iş yerine ismini Erdem olarak bildiği bir şahsa yardım amaçlı gittiğini savunmasında ileri sürmüş ise de, bu şahsın açık kimlik ve adresi ile ilgili bir bilgisi olmayıp bu savunmanın suçtan kurtulmaya yönelik olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
2-Şikâyetçinin soruşturma aşamasında ifadesinin alındığı tespit edilmiş, 29.05.2016 tarihli tutanak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Hırsızlık suçunda suçun işlendiği tarihe göre, 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesi gereğince verilecek cezanın 1/2 oranında artırılması yerine 1/6 oranında artırılarak sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunamamış, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık müdafiinin "lehe olan yasa maddelerinin uygulanmasına” ilişkin isteminin, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmasını da kapsadığı halde, sanık hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının hapis cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2014/334 Esas, 2016/341 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazının reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
B. Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2014/334 Esas, 2016/341 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.