2. Ceza Dairesi 2023/12208 E. , 2023/3875 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/565 E., 2023/16 K.
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.08.2010 tarihli ve 2010/10595 Esas sayılı iddianamesi ile şikâyetçinin 38 AD 003 plakalı işyerinin önüne park ettiği aracının çalındığı, sanığın da bu aracı alacaklı olduğu Kayseri'de bir iş ve ikâmet adresi bulunmayan Sohbet ... adlı kişiden gece saat 22:00 sıralarında satın aldığı, sanığın bu otoyu satın alırken otonun belgeleri ve oto kayıtları üzerinde hiçbir araştırma ve inceleme yapmaksızın sırf alacağını alabilmek maksadıyla aracın suç eşyası olduğunu bilerek satın aldığı ve aynı gün aracı bir başkasına sattığı şeklindeki eylemi nedeniyle sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2011 tarihli ve 2010/516 Esas, 2011/1314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 165/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 22.11.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Denetim süresi içerisinde 27.06.2015 tarihinde yeniden 5237 sayılı Kanun'un 155/2. Maddesinde tanımlanan güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin ihbarı üzerine, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/382 Esas, 2016/673 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 165/1, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/382 Esas, 2016/673 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli ve 2021/12580 Esas, 2022/8037 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında denetim süresinde işlediği ihbara konu mâhkumiyetin, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/1-b. maddesine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alınması gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip, hakkındaki hükmün açıklanıp açıklanamayacağının gözetilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2023 tarihli ve 2022/565 Esas, 2023/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 165/1, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suça konu aracın çalıntı olduğunun sanık tarafından bilinmediği, alınan ifadelerinde de bu husus açıkça belirtilmesine rağmen yerel mahkemece bu durum göz ardı edilerek, gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Şikâyetçi ...'ın 02.08.2010 günü satın aldığı 38 AD 003 plakalı aracın kapılarının arızalı olması ve aküsünün olmaması nedeniyle kapıları açık şekilde işyerinin yanındaki otoparka park ettiği, 07.08.2010 günü ise yerinde bulunmadığını fark ederek müracaatta bulunduğu, yapılan araştırma neticesinde aracın çekici vasıtasıyla gayri resmi şekilde oto hurdacılığı yapan B.Y. isimli şahıs tarafından ikâmetinin karşısındaki boş araziye çekildiğinin tespit edildiği, tanık B.Y.'ye sorulduğunda aracı 07.08.2010 günü... ve ... kardeşlerden 450,00 TL karşılığında satın aldığını, hurda belgesini getirmeleri halinde parayı vereceğini ve araç üzerinde işlem yapacağına ilişkin anlaştıklarını beyan ettiği, bunun üzerine sanık ve kardeşi hakkında başlatılan yakalama çalışmaları devam ederken her ikisinin de kendiliğinden emniyete giderek ifade verdikleri, sanığın alınan savunmasında, "olay tarihinden yaklaşık 5 yıl kadar önce tanıştığım hurda alım satım işiyle uğraşan Sohbet ...'den 2 hurda oto almıştım, bu alışverişten dolayı herhangi bir sıkıntı yaşamamıştık, daha sonraki yıllarda Sohbet ... benden 3. bir hurda oto getireceğim diyerek 1.500,00 TL para aldı, karşılığında 3. bir hurda aracı getirmedi. Kardeşim olan ..., Sohbet ...'i Kayseri ili Ambar mevkiinde görmüş, bana haber verdi, bende kendisinden alacağımı istemek amacıyla bulunduğu yere gittim, Sohbet ... bana bu sefer parasının olmadığını, elinde 500,00 TL değerinde hurda bir aracı olduğunu alacağıma karşılık bu aracı alıp alamayacağımı sordu, bende evraklarında herhangi bir sorun yoksa ve hurdaya ayrılmış ise alabileceğimi söyledim. Anlaştık. Aracı bana sattı, hurdaya ayrıldığına ilişkin evrakları daha sonra getireceğini söyledi, aracı daha önceden tanıdığım hurdacılık işi ile uğraşan şahsı arayarak satacağımı söyledim, Hüseyin bana B.Y. isimli şahsı gönderdi, ben aracı B.Y.'ye 450,00 TL'ye anlaşarak sattım. Aracın hurda evraklarının geleceğini söyledim, evraklar gelmeden araç üzerinden herhangi bir işlem yapmaması hususunda kendisini uyardım, daha sonra olay ortaya çıktıktan sonra bu aracı sahibine teslim ettim şeklinde beyanda bulunduğu, sanığın kardeşi tanık Murat'ın da benzer beyanlarda bulunduğu, sanığın savunmasında ismi geçen Sohbet ... isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgisine ulaşılamadığından hakkında ayırma kararı verildiği, yargılama aşamasında tanık B.Y.'nin adresine tebligat çıkarıldığı fakat adresten ayrılması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği ve tanık olarak beyanının alınamadığı anlaşılmıştır.
2.Dava konusu suça ilişkin uzlaşma işlemleri gerçekleştirilmiş, çıkarılan tebligatlar tebliğ edilmesine rağmen belirtilen süre içerisinde uzlaştırmacıya dönüş yapmadıklarından uzlaşma sağlanamamıştır.
3.İhbara konu suça ilişkin mahkemesine yazılan yazı cevabında, soruşturma aşamasında uzlaşma teklifinin taraflara yapıldığını ve şikâyetçinin uzlaşmayı kabul etmediğini, uzlaşma işlemlerinin bir defaya mahsus olarak yapılması nedeniyle yeniden uzlaşma için dosyanın gönderilmediğinin bildirildiği, ilgili evrakların örneklerinin gönderildiği, UYAP üzerinden yapılan tetkik neticesinde bu hususta herhangi bir ek karara rastlanmadığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2023 tarihli ve 2022/565 Esas, 2023/16 Karar sayılı kararında, sanığın savunmasında aracı satın aldığını belirttiği Sohbet ... isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgilerini veremediği gibi yapılan tüm araştırmalara rağmen Sohbet ... isimli kişiye ulaşılamadığı, aracın kayıtlı olup olmadığı ve kime ait olduğuna ilişkin herhangi bir araştırmada bulunmadığı, ayrıca hurda belgelerini görmeden satın alarak hemen başkasına sattığı hususları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suçu işlediği sabit kabul edilerek hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2023 tarihli ve 2022/565 Esas, 2023/16 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!