2. Ceza Dairesi 2023/11844 E. , 2023/4175 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2662 E., 2022/3131 K.
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk derece mahkemesince sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. maddesi gereğince 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmedildiği, sanığın istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanık hakkında düşme kararı verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2013 tarihli ve 2013/15634 No.lu iddianamesiyle sanık hakkında kaçak su kullandığı iddiasıyla karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 163/3 ve 53/1. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2018 tarihli ve 2014/32 Esas, 2018/1450 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 163/3, 168/5 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 01.04.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3.Yerel mahkemece sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 163/3, 168/5 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/2662 Esas, 2022/3131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine, mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a ve 223/8. maddesi gereği kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; kurumun uğradığı vergili ve cezasız tutarı ödemesi halinde sanık hakkında kamu davası açılmayacağının hüküm altına alındığı, ancak kamu davası açıldıktan sonra kurumun zararının giderildiğine ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosyada mevcut kaçak su kullanma tutanağına göre 16.07.2012 tarihinde yapılan kontrollerde sanığın yetkilisi olduğu iş yerinde kayıtsız sayaç takmak sureti ile kaçak su kullandığının anlaşıldığı, sanığın yakalama ile alınan savunmasında, bilgisinin olmadığını, borcunu ödeyeceğini beyan ettiği, dosyada bulunan bilirkişi raporuna göre 145,80 TL kurum zararının tespit edildiği, zararın sanık tarafından ödendiği, böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Suça konu tutanak nedeniyle bizzat zarar gören kurumca belirlenen vergili ve cezasız tutarın tamamının sanık tarafından yargılama sırasında ödendiği ve sanığa soruşturma aşamasında vergili ve cezasız tutarı ödemesi yönünde ihtarın tebliğ edilmediği sabit olduğundan, sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, kamu davasının düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle Yerel Mahkemenin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, sanığın zarar gören kurumun zararını etkin pişmanlık göstererek yargılama sırasında ödediği, sanığa soruşturma aşamasında zararı gidermesi durumunda hakkında dava açılmayacağına dair usulüne uygun bir ihtar da yapılmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 168/5 maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a ve 223/8 maddeleri gereği kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1- Sanığın 16.03.2022 havale tarihli dilekçesinde belirtilen tarihlerde yetkisinin olmadığını ifade ettiği, dosya arasında yer alan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesine göre şirket yetkilisinin ... olarak belirlendiğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinde sanığın su aboneliği, su bedelinin ödenmesi veya suyun kullanımı ile ilgili konularda şirketi temsile yetkili olup olmadığının, bu hususlarda görevlendirilip görevlendirilmediğinin kesin bir biçimde açıklığa kavuşturularak, sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2- 6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda, kovuşturma aşamasında bilirkişinin düzenlediği raporda vergisiz ve cezasız kurum zararının hesaplandığı, sanığın ise kuruma hesaplanan bu bedeli ödediği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince sanığın 'vergili ve cezasız' zararı ödediği kabul edilerek davanın düşürülmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararın yeniden bilirkişiye hesaplattırılıp, yukarıda izah edilen şekilde sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/2662 Esas, 2022/3131 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!