WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/11726 E.  ,  2024/6337 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/164 E., 2022/311 K.
SUÇA
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 27.03.2015 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 21.07.2015 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 31/2. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 6 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 23.02.2014 gününden itibaren 18.05.2022 tarihli hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararı yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Bozma ilâmında belirtilen ihbar bildiriminde bulunan Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/828 Esas, 2016/5 Karar sayılı dava dosyasında verilen ve dosya içerisine eklenen 01.06.2021 tarihli ek karar ile; uzlaşma nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ve kesinleştiğinin anlaşıldığı, Mahkemece bozma üzerine kurulan 18.05.2022 tarihli kararda, ek karar ile düşme kararı verilen anılan mahkeme ilâmı yeniden belirtilerek suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin anlaşılması nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verildiği belirtilmiş ise, anılan dava dosyasında 01.06.2021 tarihli ek karar ile uzlaşma nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmekle bu ilâm nedeniyle hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı gözetilip, UYAP'ta ve fiziken dosya içerisinde bulunan diğer ihbar bildirimleri değerlendirilip ve kararda da denetime olanak verecek şekilde gösterilip, sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

3. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu hâlde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
4. 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesine aykırı olarak, hükmün verildiği 18.05.2022 tarihli duruşmada hüküm verilmeden önceki son sözün hazır olan suça sürüklenen çocuk yerine duruşmada hazır bulunan suça sürüklenen çocuk müdafiine verilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
5. Dosya içerisindeki kolluk görevlilerince düzenlenen 23.02.2014 tarihli tutanağa göre, olaydan sonra kolluk görevlilerince suça sürüklenen çocuk ... yakalandığında, çalınan laptop bilgisayarı sakladığı yeri gösterip şikâyetçiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçu yönünden soruşturma aşamasında gerçekleşen tam iade nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.