2. Ceza Dairesi 2022/8425 E. , 2023/3487 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/351 E., 2016/262 K.
SUÇ : Hileli iflas
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.02.2013 tarihli ve 2013/11669 Esas No.lu iddianemesi ile sanık hakkında taksirli iflas suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 162/1. maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul 17. Sulh Ceza Mahkemesinin, 07.11.2013 tarihli ve 2013/171 Esas, 2013/1646 Karar sayılı kararı ile suçun hileli iflas suçunu oluşturduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
3.İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2013 tarihli ve 2013/554 Esas, 2013/470 Karar sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin, 21.08.2014 tarihli ve 2014/6294 Esas, 2014/7691 Karar sayılı kararıyla İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı kaldırılarak dosyanın İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5.İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2014/351 Esas, 2016/262 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hileli iflas suçundan 5237 sayılı Kanun'un 161/1-d, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve suçun manevi unsurunun oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.03.2010 tarihli ve 2009/204 Esas, 2010/75 Karar sayılı dosyası ile müflis ... Sağlık ve Teknik Mal. A.Ş.'nin iflasına karar verildiği ve iflas kararının 26.04.2010 tarihinde kesinleştiği, müflis şirketin yetkilisinin sanık olduğu, müflis şirketin mali kayıtların tutulması, borç ve alacakların değerlenmesi ve hesaplara aktarılması konusunda gerekli özen ve dikkati göstermediği bu nedenle alacaklı ve borçlu olduğu şirketlerin; müflis şirketin kayıtlarında göründüğünden ciddi farklılıklar gösterdiği, tespit edilmiş olduğundan sanığın tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özeni göstermeyerek iflasına sebebiyet verdiği, bu nedenle taksirli iflas suçundan iddianame düzenlendiği, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 161/1. maddesinde düzenlenen hileli iflas suçunu oluşturması ihtimaline binaen yargılamanın ağır ceza mahkemesinde yapıldığı anlaşılmıştır.
2.Dosya içerisinde 24.11.2015 havale tarihli üç kişilik bilirkişi kurulundan alınmış rapor mevcuttur.
3.Dosya içerisinde 18.02.2016 havale tarihli tek kişiden alınan bilirkişi raporu mevcutur.
4. Yine dosya içerisinde 26.05.2016 tarihli üç kişilik bilirkişi kurulundan alınmış rapor mevcuttur.
5.Mahkemece, müflis şirketin defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve bilirkişi kurulu raporları incelendiği, ... Sağlık ve Teknik Mal. A.Ş.'nin, ... İnş. Ltd. Şti'den alacaklı olmadığı halde iflas tarihinde bilançosunda 338.124,88 TL tutarında alacak bakiyesinin yer aldığı, müflis şirketin ... İnş. Ltd. Şti ile her ne kadar aralarında gerçek bir ilişki mevcut olsada, söz konusu şirketten herhangi bir alacağının olmadığı aksine borcunun bulunduğu, müflis şirketin kullanmış olduğu kredilerde yapılan tespitte 01.03.2010 tarihli bilanço kaleminde yer alan 300 kısa vadeli banka kredilerinde yer alan hesabın tutarlar ile bankalarca iflas masasına bildirilen alacak tutarları arasında farklılıklar bulunduğu, müflis şirketin bankalara olan borcunu olduğundan az gösterdiği, bu eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 161/1-d maddesi oluşturduğu kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 311/8. maddesinde "Hakikate aykırı muhasebe ve sahte bilânçolarla aktifini hakikatte olduğundan fazla veya noksan gösterirse" biçiminde düzenlemenin yer aldığı ancak hileli iflas suçunun maddi unsurlarından biri olan 5237 sayılı Kanun'un 161/1-d maddesinde ise "Gerçeğe aykırı muhasebe kayıtlarıyla veya sahte bilânço tanzimiyle aktifin olduğundan az gösterilmesi" şeklindeki düzenleme ile aktifin muhasebe kayıtlarında ve bilânçoda oynama yapılarak olduğundan az gösterilmesi gerektiği, kanunilik ilkesi gereği aktifin veya pasifin fazla gösterilmesi eyleminin bu madde kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dosya içerisinde yer alan 26.05.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ve mahkemece hükme esas alınan, müflis şirketin ... İnş. Ltd. Şti'den alacaklı olmadığı halde iflas tarihi olan 01.03.2010 tarihli bilançosunda 338.124,88 TL alacak bakiyesinin yer almasının şirket kayıtlarındaki alacaklarını olduğundan fazla gösterilmesi durumuna işaret ettiği, bilançolarda yer alacakların olduğundan fazla gösterilmesinin suçun unsurları arasında olmadığı anlaşılmıştır.
2.Müflis şirketin kullanmış olduğu kredilerle ilgili yapılan tespitlerde, 01.03.2010 tarihli bilanço kaleminde yer alan 300 kısa vadeli banka kredileri hesabında yer alan tutarlar ile bankalarca iflas masasına bildirilen alacak tutarları arasında farklılıklar bulunduğu, bu durumun müflis şirketin ticari defter kayıtlarında son 3 yıl içinde banka kredilerine herhangi bir faiz tahakkukunun yapılmamasından kaynaklamış olabileceği gibi sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği üzere bankanın talep edilen krediye uyguladığı faiz miktarını sanığa ödeyeceği tutardan düştükten sonra ödeme yapması nedeniyle bilançoya farklı yansımış olabileceği hususunun araştırılarak gerekirse bilirkişilerden bu hususta ek rapor alınması gerektiği kabul edilmiştir.
3.24.11.2015 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunun 4.3.e bendinde belirtilen 689. Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler hesabına 2009 yılında yapılan kayıtların, gerekli açıklamalar yapılmadan muhasebeleştirildiği, karşılık hesaplarının bu şekilde sıfırlandığı iddiasına ilişkin muhasebe kayıtlarının hangi icra müdürlüğünün, hangi dosyasından yapılan icra işlemine istinaden yapıldığına ilişkin bilgi ve belgenin tespit edilemediğinin belirtildiği, bilirkişi raporunda ayrıntısı belirtilen muhasebe kayıtlarının, şirketin aktifinde fiilen mevcut olmayan Ticari Mallar ile Demirbaş ve Taşıtların muhasebe kayıtlarından çıkarılmasına yönelik yapıldığının tespit edilerek bu işlemlerin şirketin aktifini azaltıcı işlemler olduğunun mütalaa edildiği belirtildiğinden, şirket muhasebe kayıtlarında "İcra Yoluyla Alıkonan Ticari Mallar", "İcra Yoluyla Alıkonan Araç SAtış Kaydı", "İcra Yoluyla Alıkonan Demirbaşlar" şeklinde belirtilen işlemlerin yapılıp yapılmadığı, dayanağının ne olduğunun araştırılması sonucuna göre gerekirse bilirkişilerden ek rapor alınması gerektiği kabul edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2014/351 Esas, 2016/262 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!