2. Ceza Dairesi 2022/80 E. , 2024/1257 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/88 E., 2016/179 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, konut
dokunulmazlığının ihlâli
SUÇ TARİHLERİ : 25.04.2014, 26.04.2014
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığına, beraat
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuklar ..., ... müdafileri ve
O yer Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuklar ..., ... hakkında şikâyetçiler ... ve ...'e karşı mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince hükmolunan 3.000,00 TL dahil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuklar ..., ... hakkında şikâyetçi ...'a karşı hırsızlık, suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Şikâyetçi ...'ın soruşturma evresinde alınan beyanına göre 25.04.2014 tarihinde saat 20.00 sıralarında ablasının konutuna misafir olarak geldiğini, ayakkabısını kapının önüne koyduğunu beş dakika sonra ayakkabısının çalındığını anladığını beyan ettiği, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında güneşin saat 20.49'da battığı nazara alındığında, suça sürüklenen çocukların eylemlerinin gündüz vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocukların gündüz vakti şikâyetçinin ikametgahının önüne bıraktığı ayakkabıyı çalmaları şeklinde gerçekleşen olayda, suça sürüklenen çocuklar ... ile ...'in eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 31/3. maddelerinde ve suça sürüklenen çocuk ...'in şikâyetçi ...'a yönelik eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 31/2. maddelerinde belirtilen suçlar ve suça sürüklenen çocuk ...'in diğer şikâyetçilere yönelik eylemleri bakımından mala zarar zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık, suça sürüklenen çocuk ... yönünden 4 yıllık ve yine suça sürüklenen çocuk ... hakkında diğer şikâyetçilere yönelik aynı Kanun'un 142/1-b, 143, 116/4, 119/1-c, 31/2. maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezaların üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66/1-d ve 66/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı sürelerinin mahkûmiyet tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafilerinin, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
III- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında şikâyetçi ...'ye karşı hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, şikâyetçi ...'a karşı konut dokunulmazlığının ihlâli, şikâyetçi ...'e karşı hırsızlık, şikâyetçi ...'e karşı hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında şikâyetçiler ... ve ...'e karşı iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı hâlde bu suçla ilgili karar verilmediği anlaşılmakta ise de; zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'in işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında telefon numaraları kapalı olduğu için bulunamadıklarından sosyal inceleme raporu düzenlenmediği belirtilmek suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Kolluk görevlilerince 26.04.2014 tarihinde düzenlenen tutanak içeriğine göre yaşı nedeniyle dosyası ayrı yürütülen...ile suça sürüklenen çocuk ...'in konu ile alakalı olarak şikâyetçi ...'nin iş yerine saat 02.30 da girdiklerini beyan ettiklerinin tespit edildiği, İbrahim Vurmaz'ın kolluk nezaretinde alınan savunmasında ise saat 19.30 da Ereğliye geldiklerini bir müddet dolaştıktan sonra şikâyetçi ...'nin iş yerine girdiklerini beyan ettiği, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında güneşin saat 20.49'da battığı nazara alındığında suç saatinin suça sürüklenen çocuklara ayrıntılı sorularak gerekmesi hâlinde...hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılarak, açılmış davanın bulunması hâlinde, dava dosyası getirtilerek incelenip, birleştirme olanağı varsa dava dosyaları birleştirilerek, yoksa dava evraklarının denetime olanaklı onaylı suretlerinin dosya arasına konulması suretiyle suç saatinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesinden sonra suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kararın gerekçe bölümünde suça sürüklenen çocuk ... hakkında şikâyetçiler ... ve ...'ye yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından iki kez cezalandırılmalarına karar verildiği hâlde gerekçede tekrardan şikâyetçi ... yönünden konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, aynı şekilde kararın hüküm bölümünde de B paragrafında suça sürüklenen çocuk ...'ın her iki şikâyetçiye yönelik iki kez cezalandırılmasına karar verildikten sonra D paragrafında suça sürüklenen çocuğun ... yönünden ikinci kez cezalandırılmasına karar verildiği nazara alındığında; şikâyetçi ...'a karşı eyleminin zamanaşımı süresi de hesaplanmak suretiyle hangi şikâyetçiye yönelik hangi hükmün kurulduğu Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hükmün karıştırılması,
4-Kararın gerekçe bölümünde suça sürüklenen çocuk ... hakkında şikâyetçiler ... ve ...'ye yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından iki kez cezalandırılmalarına karar verildiği hâlde gerekçede şikâyetçi ... yönünden konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan beraatine karar verildiği, aynı şekilde kararın hüküm bölümünde de ... başlığı altında B paragrafında suça sürüklenen çocuk ...'in her iki şikâyetçiye yönelik iki kez cezalandırılmasına karar verildikten sonra C paragrafında suça sürüklenen çocuğun ... yönünden konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan beraatine karar verildiği nazara alındığında; şikâyetçi ...'a karşı eyleminin zamanaşımı süresi de hesaplanmak suretiyle hangi şikâyetçiye yönelik hangi hükmün kurulduğu Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hükmün karıştırılması,
5-KDZ Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/168 Esas No.lu iddianamesiyle suça sürüklenen çocuklar hakkında şikâyetçiler ... ve ...'e yönelik eylemleri nedeniyle iki kez cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı hâlde hükümde çelişki yaratacak şekilde iki şikâyetçinin isimleri belirtilmesine karşın tek suçtan hüküm kurulması,
6- KDZ Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının, 2015/168 Esas No.lu iddianamesiyle suça sürüklenen çocuklar hakkında şikâyetçi ...'e karşı "suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'in gece vakti saat 04.05 sıralarında müştekiler ... ve ...'in iş yerlerinin bulunduğu Velioğlu işhanına hırsızlık amacıyla girdikleri, her iki iş yerine ait iş yeri camlarını kırdıkları, gürültü üzerine uyanan işhanı bekçisi tanık T.M.'nin müdahalesiyle olay yerinden kaçtıkları, hırsızlık suçunun bu nedenle teşebbüs aşamasında kaldığı, diğer suça sürüklenen çocuk ... ile şüphelinin de çevreyi gözetleyerek suça iştirak ettikleri ve bu suretle üzerlerine atılı kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında gece vakti hırsızlığa teşebbüs, gece vakti birlikte iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarını işledikleri" gerekçesiyle kamu davası açılmışsa da; şikâyetçi ...'in soruşturma evresinde alınan beyanında iş hanından sorumlu olduğunu, aynı iş hanında kendisine ait iş yerinin de bulunduğunu, iş hanı kapısının yamultulması ve camının kırılması nedeniyle şikâyetçi olduğunu belirttiği, şikâyetçinin kovuşturma evresinde alınan beyanında ise iş yerinin söz konusu iş hanının içinde olduğunu, ancak kendisine ait iş yerine girilmediğini beyan etmesi karşısında şikâyetçi Mustafa'ya yönelik hırsızlık suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet hükümleri kurulması,
7- Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında şikâyetçiler ... ve ...'e karşı hırsızlık suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
8- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'in, şikâyetçi ...'ye yönelik 5237 sayılı Kanun'un 116. maddesi kapsamındaki eylemleri iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturduğu hâlde, hüküm kurulurken yalnızca aynı Kanun'un 116/2. maddesi delaleti ile 116/4. maddesi gereğince uygulama yapılması yerine aynı Kanun'un 116/1 ve 116/4. maddelerinden ayrı ayrı ceza belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafilerinin, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!