2. Ceza Dairesi 2022/6070 E. , 2023/4878 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/652 E., 2021/736 K.
...
SUÇLAR : Mala zarar verme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.10.2013 tarihli ve 2013/21607 Esas No.lu iddianamesi ile şikâyetçi şüpheli ... hakkında şikâyetçi ...'a "senin ananı avradını sinkaf ederim" diyerek hakaret ettiği şikâyetçi ...'ın aracının tavanına vurarak hasar verdiği, şikâyetçi şüpheli ...'ın ...'ya "ananızı avradınızı sinkaf ederiz” dediği, bu eylemleri nedeniyle ... hakkında hakaret ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1,125/4, 151/1, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2013/691 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararı ile müşteki sanıklar hakkında hakaret suçundan; CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine, şikâyetçi sanık ... ... hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, şikâyetçi sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
3. Anılan kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/8101 Esas, 2020/9539 Karar sayılı kararı ile; “sanık ...’nın 11.11.2014 tarihli celsede alınan savunmasında, katılan sanık ...'ın kendisine küfür etmesi nedeniyle ona küfürle karşılık verdiği şeklindeki ikrarına göre, hakaret suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden beraat kararı verilmesi, mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, mala zarar verme suçundan uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanıklar ... ile ...'nın hukukî durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, sanık ...’nın adlî sicil kaydındaki Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1059 E. ve 2011/329 K. sayılı resmî belgede sahtecilik suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının 08.07.2011 tarihinde kesinleşmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/652 Esas, 2021/736 Karar sayılı kararı ile sanık ... ... hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 129/3 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/4/c maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, mala zarar verme suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 151/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına ve 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; bozma ilâmından sonra yapılan yargılamada; sanığın bozmaya karşı beyanlarının ne olduğu sorulmadan 08.04.2021 tarihli celsede yerel mahkemece doğrudan ''bozmaya uyma'' kararı verilerek yargılamaya devam edilmesinin, 1412 sayılı Kanun'un 308. maddesinde düzenlenen savunma hakkının ihlâli olduğuna, bozma kararından önceki 11.11.2014 tarihli celsede, sanığın tutanağa açıkça yanlış geçtiği aşikâr olan beyanını esas alarak, ''karşılıklı hakaret''in varlığı gerekçesiyle söz konusu suçtan beraat yerine ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinin hatalı olduğuna, mala zarar verme suçu bakımından, şikâyetçinin iddiası aracının tavanına sanık tarafından zarar verilmesi iken ve 23.08.2013 tarihli görgü tespit tutanağında, ''aracın sol arka kapı üzerinde tavana yakın kısmında'' hasar tespiti yapılmışken, gerekçeli kararda şikâyetçinin aracının sağ arka kapısı üzerindeki göçük gerekçe gösterilerek; gerek soruşturma ve gerekse kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında şikâyetçinin aracına herhangi bir zarar vermediğini söyleyen sanığa oluş şekli ve yeri şüpheli bir zarardan ötürü ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ...’nın 11.11.2014 tarihli celsede alınan savunmasında, katılan ...'ın kendisine küfür etmesi nedeniyle ona küfürle karşılık verdiği şeklindeki ikrarı nedeniyle, sanık ... hakkında şikâyetçi ...'a yönelik hakaret eyleminin karşılıklı vukubulduğudan ceza verilmesine yer olmadığına, sanığın şikâyetçinin aracın tavanına vurarak hasar verdiğinden üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık ve şikâyetçi sanık savunmaları, görgü tespit tutanağı dosya içerisindedir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın hakaret suçundan yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 125/4. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan 11.11.2014 tarihli sanığın sorgu tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2. Yerel mahkemece bozma ilâmından sonra sanığa duruşma gününü bildirir Yargıtay bozma ilamı ekli davetiye çıkarılmış ve sanık ve müdafiinin savunma ve beyanları alınarak sanığa, bozma ilâmında belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanındığından savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşılmış, mala zarar verme suçundan kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 23.08.2013 tarihli görgü ve tespit tutanağında, aracın ön kapı camının kırık, sol arka kapı üzerinde tavana yakın kısımda göçük olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/652 Esas, 2021/736 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B. Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/652 Esas, 2021/736 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!