WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2022/15906 E.  ,  2023/3435 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1533 E., 2022/390 K.
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama,Ret

A. İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçları Yönünden;
Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 12.05.2022 tarihli ve 2021/1533 Esas, 2022/390 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Sanık müdafinin, sanık hakkında kurulan zamanaşımı nedeniyle düşme kararını temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı gibi, hükmün gerekçesine yönelik bir temyiz itirazı da olmadığından, temyize hakkı olmayan sanık müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
B. Hırsızlık Suçu Yönünden;

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03.08.2010 tarihli ve 2010/29697 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında, suç tarihinde şikayetçiye ait iş yerinden cam kırılma sesinin duyulduğunun ihbarı ile olay yerine gidildiği ve sanığın polisi fark etmesi üzerine araç ile olay yerinden kaçtığı ve kovalamaca sonucunda araç ile takla atması üzerine araçta bulunan şahısların aracı terk ederek kaçmaları şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b,143, 35, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ilk kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan sonuç ceza olarak 3 ay 15 gün hapis cezasını içeren mahkûmiyet hükmüne yönelik 5237 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve anılan kararın 28.10.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. Sanık müdafiinin 19.04.2021 tarihli dilekçesi ile sanık hakkında verilen 12.05.2022 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5 yıllık denetim süresi dolduğundan bahisle ortadan kaldırma talebinde bulunması üzerine, UYAP entegrasyon sisteminde yapılan incelemede; sanığın denetim süresi içinde 03.06.2011 tarihinde kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği tespit edilmiş ve bunun üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açıklanarak, Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2021/1533 Esas, 2022/390 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143/1,35 ve 168/2. maddeleri uyarınca 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;müvekkilinin denetim süresini tamamladığından bahisle Yerel Mahkemece HAGB kararının ortadan kaldırılması gerekirken, başka bir yargılama sebebiyle HAGB kararının açıklandığına, kurulan hükmün usul ve mevzuata aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması için somut ve her türlü şüpheden uzak yeterli delilin olmadığına, hüküm kısmında "Sanık ...'ın üzerine atılı..." şeklinde kurulan hükmün müvekkil aleyhine verilmiş usul ve yasaya uygun bir hükmün olmadığına ve resen nazara alınacak sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın kiraladığı 06... plakalı araç ile gece vakti şikayetçiye ait iş yerine kimliği tespit edilemeyen şahıslar ile birlikte girerek 30 kg et ve bir adet papağanı çaldığı, ihbar üzerine kolluk görevlilerince sanığın kullandığı aracın takip edildiği, ve yapılan takipte virajı alamayan aracın takla attığı, sanığın arabadan inerek kaçtığı, kollukça takla atan araç içerisinde 30 kg et ve bir adet papağan ve kırık kuş kafesinin bulunduğunun tespit edildiği, kazalı aracın kapısının açılması üzerine papağanın uçarak kaçtığı, araç içerisinde ayrıca sanığa ait sürücü belgesinin de ele geçtiği olayda sanığın müsnet suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık aşamalardaki savunmalarında atılı suçu ikrar etmiştir. Şikâyetçinin soruşturma aşamasında alınan ifadesi, suçun işlenmesinde kullanılan aracın sahibi olan tanığın ifadesi dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında verilen kararın hüküm kısmında "Sanık ...'ün üzerine atılı..." yerine "Sanık ...'ın üzerine atılı..." olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hüküm kurulurken cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükmünün, 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinden sonra uygulanması aynı Kanun'un 61/5. maddesine göre doğru olması nedeniyle hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca ilk şekliyle aynen açıklanması gerekirken farklı hüküm kurulması bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Dosya içerisinde yer alan 12.07.2010 tarihli Olay, Muhafaza Altına Alma, Görgü ve Tespit Tutanağına göre, ihbar üzerine olay yerine giden kolluk görevlilerince sanığın kullandığı aracın takla atması üzerine sanığın arabadan inerek kaçtığı, kollukça takla atan araç içerisinde 30 kg et ve bir adet papağan bulunduğunun tespit edildiği, kazalı aracın kapısının açılması üzerine papağanın uçarak kaçtığı olayda, papağanın ele geçmemesi nedeniyle hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca teşebbüs hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Sanığın 21.10.2010 tarihli duruşmada şikayetçinin zararını karşıladığını beyan etttiği ve sanığın bu beyanı esas alınarak, şikayetçiden zararın tamamını karşılayıp karşılamadığı ve zararın tamamen karşılamaması halinde şikâyetçinin rızasının bulunup bulunmadığı sorulmadan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Sanığın 5 yıllık denetim süresi dolmadan 03.06.2011 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasında bir isabetsizlik bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2021/1533 Esas, 2022/390 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.