2. Ceza Dairesi 2022/15863 E. , 2023/4377 K.
"İçtihat Metni"...
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/602 E., 2019/621 K.
SUÇ : Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/602 Esas, 2019/621 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, sanık tarafından istinaf edilmesi sonucu Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2020 tarihli ve 2018/602 Esas, 2019/621 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin süreden reddine karar verildiği, sanığın bu ek kararı da istinaf etmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.04.2020 tarihli ve 2020/1060 Esas, 2020/677 Karar sayılı ilâmı ile ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2020/6349 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/136567 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/136567 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; sanığın cami içerisinde bulunan imam odasındaki iki adet dizüstü bilgisayarı bulundukları yerden alıp olay yerinden ayrıldığının iddia ve kabul edildiği olayda, her ne kadar mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a ve 142/2-h maddelerinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğundan bahisle aynı Kanun'un 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesi ile daha ağır cezayı gerektiren bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,
5237 sayılı Kanun'un fikri içtima başlıklı 44. maddesinde yer alan "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır" şeklindeki düzenleme nazara alınarak, somut olayda, sanığın suça konu bilgisayarları ibadete ayrılmış yerden almak suretiyle yarar sağladığı şeklinde sübut bulan eyleminin, anılan Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçuna göre özel düzenleme niteliğinde bulunan 142/1-a maddesinde yer alan ibadete ayrılmış yerlerde bulunan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu ve sanık hakkında fikri içtima hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a maddesi yerine yazılı şekilde aynı Kanun’un 142/2-h maddesi uyarınca cezalandırılmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü anlaşılan Diyanet İşleri Başkanlığının 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, suçtan zarar görenin, sanık hakkında açılan davadan usûlüne uygun olarak haberdar edilmediği ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının anlaşılması karşısında; yokluğunda hüküm verilen suçtan zarar gören Diyanet İşleri Başkanlığına 5271 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi uyarınca hükmün tebliğinin gerektiği anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!