WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2022/15800 E.  ,  2023/2707 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/426 Esas, 2021/429 Karar
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alaplı Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2011 tarihli ve 2011/247 Esas No.lu iddianamesiyle sanıklar hakkında 2011 yılı Ocak ve Şubat aylarında gece vakti çalışmış oldukları şantiyenin mazot deposundan birden fazla kez mazot almaları şeklindeki eylemleri nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 43/1, 53 ve 58. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Alaplı Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2012 tarihli ve 2011/119 Esas, 2012/97 Karar sayılı kararı ile güveni kötüye kullanma suçundan sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 155/2, 43/1, 62/1, 53 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Yerel Mahkeme kararının sanıklar ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.06.2014 tarihli ve 2013/37093 Esas, 2014/17851 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturacağı sebebiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası Yerel Mahkemenin 27.04.2017 tarihli ve 2014/164 Esas, 2017/193 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 43/2, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 4 yıl 10 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
5. Yerel Mahkeme kararının sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.04.2019 tarihli ve 2018/1382 Esas, 2019/7194 Karar sayılı kararı ile 1- eylemin gece vakti işlendiğine ilişkin delillerin neler olduğu gözetilmeksizin sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, 2- tekerrüre esas alınan ilamın uzlaşmaya tabi olduğu ve başka da esas alınabilecek bir ilam olmaması sebebiyle bu ilamla ilgili uyarlama yargılaması yapılması gerektiği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma sonrası yerel mahkeme tanık N.K'yi dinleyip, sanıkların eylemlerini saat 21.00 ile saat 22.00 sıralarında gerçekleştirdiklerini beyan etmesi üzerine bozmaya uyarak karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafii 11.11.2021 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, sanığın suçu işlediğine dair delil bulunmadığını, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, erteleme hükümlerinin ve takdirî indirim sebeplerinin uygulanmadığını, bu sebeplerle kararın bozulması gerektiğini talep etmiştir.
2. Sanık ... müdafii 12.11.2021 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, sanığın atılı suçu işlediğine yönelik delil olmadığı gibi mahkemece sanığın suçu işlediği kabul edilse dahi güveni kötüye kullanma suçundan dolayı ceza verilmesi gerektiğini, bu sebeplerle kararın bozulması gerektiğini talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihi olan 2011 yılının Ocak ve Şubat ayı içerisinde gece vakti sayılan saat 21.00 ile saat 22.00 sıralarında katılana ait yol yapım şantiyesinde harita teknikeri olarak çalışan sanık ... ve tamirci olarak çalışan diğer sanık ...'in birden fazla kez şantiye içerisindeki mazot deposundaki mazotu varillere doldurmak suretiyle toplamda 15.000 litre mazot aldıkları, durumun fark edilmesi üzerine şantiyede bekçi olarak çalışan tanık N.K.'nin sanıkları defalarca mazotları varillere doldururken görüp uyardığını beyan ettiğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanıklar aşamalarda suça konu varilleri şantiye işi için doldurduklarını savunarak üzerine atılı suçlamayı inkâr etmiştir. 15.10.2011 tarihli Yakalama Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Her ne kadar sanık ... müdafinin sanığın suçu işlediğine dair delil bulunmadığını, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, erteleme hükümlerinin ve takdiri indirim sebeplerinin uygulanmadığını iddia etmiş ise de, sanığın duruşmadaki olumlu tutum ve davranışları nedeniyle öngörülen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir. Sanığa verilen cezanın miktarı dikkate alındığında yasal şartlar oluşmadığından verilen cezanın aynı Kanun'un 50. maddesine göre seçenek yaptırımlara, aynı Kanun'un 51. maddesine göre ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesine göre hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Sanık ... müdafii her ne kadar sanığın atılı suçu işlediğine yönelik delil olmadığı gibi suçu işlediği kabul edilse dahi güveni kötüye kullanma suçundan dolayı ceza alması gerektiğini belirtmiş ise de, mahkemece dinlenen tanık N.K'nin sanığı mazot alırken gördüğünü beyan ettiği sabittir. Bu sebeplerle sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alaplı Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2019/426 Esas, 2021/429 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.