2. Ceza Dairesi 2022/14679 E. , 2023/4881 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
...
...
SAYISI : 2018/542 E., 2022/325 K.
...
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet, temyiz talebinin reddi
...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama
A.Suçtan Zarar Gören İçişleri Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 11.04.2022 tarihli ve 2018/542 Esas, 2022/325 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. madddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında duruşmadan usûlüne uygun şekilde haberdar edilen İçişleri Bakanlığı vekilinin hüküm verilinceye kadar davaya katılma talebinde bulunmadığı, bu cihetle kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2018/542 Esas, 2022/325 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden suçtan zarar gören Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiğinin kabul edilmiş olması karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesi ile uygulama yapılırken, anılan maddenin 2. fıkrasındaki indirim oranının üst sınırı olan 1/2 oranından daha fazla indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 1/2 oranında indirim yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,
2.Sanık ...'ın temyiz dışı sanıklar A.B. ve İ.L. ile Kilimli Belediyesine ait hurda demirlerin satışı için anlaştıkları, bu anlaşma kapsamında 06.03.2010 cumartesi günü gece vakti bir kamyon demirin yüklenerek Ereğli ilçesine gönderildiği ve yüklemeye ara verildiği, 07.03.2010 pazar günü saat 13.00 sıralarında bu kez şantiye alanına getirilen üç kamyon ile saat 21.30 a kadar yükleme işlemine devam edilerek demirlerin Karabük iline sevk edildiği, gece vakti yapılan yükleme esnasında meydana gelen gürültü nedeniyle çevreden duyulan rahatsızlık üzerine demirlerin sanık ...'ın talimatıyla belediyenin şantiye alanından Radartepe mevkiine taşınarak sevkiyatın buradan devam etmesine karar verildiği ancak bu aşamada 11.03.2010 tarihinde kolluk görevlilerinin müdahalesi üzerine eylemin sona erdiği olayda; aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda gerçekleştirilen eylemler nedeniyle zincirleme suçun oluştuğu dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.5271 sayılı Kanun'un 324/2-3. maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağının, kimin tarafından belirleneceğinin, kime ve nasıl yükletileceğinin düzenlendiği, buna göre iştirak hâlinde her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranın belirlenerek karar verilmesi gerekirken yargılama giderlerinin eşit olarak alınmasına hükmedilmesi suretiyle aynı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2018/542 Esas, 2022/325 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından aynı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!