2. Ceza Dairesi 2022/14603 E. , 2023/3655 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/195 E., 2019/758 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
A- Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2018/195 Esas, 2019/758 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Soruşturma aşamasında sanık için müdafii olarak görevlendirilen Av. ...’in görevinin iddianamenin kabul kararı verilmesi ile birlikte sona ereceği gibi, bozma sonrası sanığın yakalama üzerine savunmasının alındığı 22.05.2019 tarihli duruşmada müdafii istemediğini belirttiği, 5560 sayılı Kanun’un 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı halde soruşturma aşamasında atanan zorunlu müdafi Av. ...'e gerekçeli hükmün tebliği üzerine müdafi tarafından 17.09.2019 tarihli karar temyiz edilmiş ise de; anılan müdafinin sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığı belirlenmekle; sanık müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B- Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2013 tarihli ve 2013/5920 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında şikâyetçiye seslenerek ev aldığını ve hayır yapmak istediğini söyleyerek katlanmış vaziyette dışarıdan 50,00 TL olarak algınabilecek sarı renkte bir parayı şikâyetçiye verdiği, bu arada şüphelinin şikâyetçinin kolundaki bileziği farkedip elini öpmek istediği, elini öpeceği sırada şikâyetçinin kolundan şikâyetçinin beyanına göre 25 gr ağırlığında olan bileziği çıkarttığı, şikâyetçinin durumu farkettiğinde ne yaptığını sorduğunda şüphelinin gelinine bilezik alacağını ve ağırlığına bakmak istediğini söylediği, şikâyetçinin de bileziği bakması için şüpheliye verdiği, bileziği alan şüphelinin olay yerinden kaçtığı iddiasıyla dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 53/1, 54, 58 maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2013 tarihli ve 2013/274 Esas, 2013/272 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 22.05.2017 tarihli ve 2015/9778 Esas, 2017/11141 Karar sayılı kararı ile, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yerel Mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
5. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 02.06.2022 tarihli ve 2021/464 Esas, 2022/11262 Karar sayılı kararı ile; sanığa atanan Av. ...’in sanık hakkındaki hükmü temyize yetkisi bulunmadığı, yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığa usulüne uygun şekilde tebliği ile tebligat ilmühaberi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiş, sanığın hükmü temyiz etmesi üzerine sanığın temyizi hakkında ek tebliğname düzenlenerek dava dosyası Dairemize gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi karar tarihinde ceza infaz kurumunda olduğu ve yokluğunda karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay günü kimliği tespit edilemeyen bir arkadaşının yönetimindeki araçla, metro istasyonundan çıkmakta olan katılanın yanına geldiği, araçtan inmeden katılana bir ev satın aldığını, hayır yapmak istediğini söyleyerek elindeki kağıt parayı katılana vermeye çalıştığı, katılanın elini tutup öpmeye başladığı, katılanın elini çekmek istediği sırada kolundaki bilezikleri fark ettiği, bileziklerden birisini bakmak için istediği, katılanın vermeyeceğini söylemesi üzerine bileziği katılanın kolundan çekerek aldığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2- Sanık suçlamayı ikrar etmiştir.
3-Katılanın soruşturma aşamasında ifadesinin alındığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın 22.05.2019 tarihli savunmasında duruşmadan bağışık tutulmayı talep ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın bu husustaki temyiz talebi yerinde görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ;
1-Sanığın 22.05.2019 tarihinde talimat ile alınan savunmasında katılanın zararını giderdiğini beyan ettiği, katılanın sanık tarafından zararının giderilmediğine ilişkin beyanının 11.05.2018 tarihinde alındığının anlaşılması karşısında; katılandan zararının giderilip giderilmediği sorularak sonucuna göre, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2-Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 22.05.2017 tarihli bozma ilamından önce verilen ve yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilen 20.06.2013 tarihli kararda, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157. maddesi uyarınca hükmolunan 1 yıl hapis 100,00 TL adli para cezalarının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b, 53. maddeleri uyarınca verilen 3 yıl hapis cezasının, 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezaları üzerinden infazı yerine sanığın neticeten 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2018/195 Esas, 2019/758 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!