2. Ceza Dairesi 2022/13587 E. , 2023/5177 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/579 E., 2022/432 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A) ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 2014/4112 iddianame numaralı ve 18.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın katılanın çalınan cep telefonunu 100,00 TL karşılığında satın aldığından bahisle suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165/1, 53. maddelerinden cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı tespit edilmiştir.
B) ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2014/752 Esas ve 2016/298 Karar sayılı kararı ile suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 19.10.2021 tarihli ve 2020/16199 Esas, 2021/17161 Karar sayılı kararıyla "sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu sebeple hırsızlık suçundan cezalandırılması gerektiği; kurulan hükümde adlî para cezasına hükmedilirken hapis cezası ihtarı yapılamayacağı" gerekçeleriyle anılan hükmün bozulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
C) Yargıtay 2. Ceza Dairesinin bahsi geçen bozma kararı sonrasında bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2021/579 Esas, 2022/432 Karar sayılı kararıyla sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 141/1, 143, 62. maddelerinden 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; ancak "ilk hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilerek sonuç cezanın 80,00 ve 3.000,00 TL para cezasına indirilerek sanığın önceki karardaki ceza gibi cezalandırılmasına" karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin "olay tarihinde ...'da bulunmadığına, suça konu telefonu çalmadığına, satın aldığına, lehine olan hükümlerin uygulanması talep etmesine rağmen cezanın ertelenmesi, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya takdri indirim nedenlerinin tartışılmadığına, yeterli delil olmadığı hâlde cezalandırıldığına" yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
A) Dosya kapsamına göre; sanığın, katılanın plaja bıraktığı çantasının içinde bulunan cep telefonunu gece vakti çaldığı; suça konu cep telefonunun HTS kayıtlarının incelenmesi akabinde anılan cep telefonunun ilk olarak sanığın hattı takılarak kullanıldığının tespiti üzerine sanığa ulaşıldığı, sanığın savunmasında "söz konusu telefonu açık kimlik bilgilerini bilmediği Tunahan isimli kişiden satın aldığını" beyan ettiği anlaşılmakla, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek, Yerel Mahkemece sanığın hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
B) Sanığın savunması, katılanın ifadeleri, suça konu cep telefonuna ait 16.07.2014 tarihli HTS raporu dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A) 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında kurulabileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla iddianamede açıklanan eyleme ve sevk maddesine göre, sanık hakkında sadece "suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi" suçundan dava açıldığı, "hırsızlık" suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı; suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan açılan davanın hırsızlık suçuna dönüşmeyeceği dikkate alınarak hırsızlık suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulup, Cumhuriyet savcılığı tarafından sanık hakkında anılan suçtan kamu davası açılması hâlinde her iki dava birleştirilerek sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı kabul edilmiştir.
Kabule göre de;
B) Sanık hakkında hüküm kurulurken, suçun gece vakti işlemiş olmasından dolayı 5237 sayılı Kanun'un 143/1. maddesi gereğince artırım yapılırken, anılan maddenin (6545 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki) suç tarihinde yürürlükte bulunan hâline göre cezanın en fazla 1/3 oranına kadar artırılabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde 1/2 oranında artırım yapılarak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
C) Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 19.10.2021 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 03.05.2016 tarihli kararda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 165/1, 62, 50/1-a, 52/2, 52/4. maddeleri uyarınca hükmolunan 80,00 TL ve 3.000,00 TL adlî para cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine 5237 sayılı Kanun'un 141/1, 143, 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının, 80,00 TL ve 3.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazı yerine, sanığın sonuç olarak 80,00 TL ve 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı kabul edilmiştir.
D) Kazanılmış hak gözetilerek sonuç ceza belirlenirken uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 283/1 ve 307/4. maddeleri olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün A, B, C, D bentlerinde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2021/579 Esas, 2022/432 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!