2. Ceza Dairesi 2021/9839 E. , 2023/4002 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/537 E., 2016/481 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
...
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.07.2015 tarihli ve 2015/3391 Esas No'lu iddianamesi ile sanık hakkında olay günü, katılanın ikametinin bahçesinde bulunan kümesin korkuluğunu kaynak yerlerinden kopararak çıkarıp, içinden 16 adet güvercini çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 116/1, 151/1 ve 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2. Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/537 Esas, 2016/481 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 168/2, 62, 116/1, 62, 151/1, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 2 yıl 3 ay 23 gün hapis, 5 ay hapis ve 1 ay 20 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında verilen hapis cezalarını temyiz etmek istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü katılanın, evinin bahçesinde bulunan kümeste beslediği 16 adet güvercininin, kümesin demirleri kırılarak çalındığı, sanığın şikayet günü katılana gelerek kendisinde 16 tane kaliteli güvercin olduğunu, almak isteyip istemediğini sorduğu, katılanın güvercinleri incelediğinde söz konusu güvercinlerin bahçesinden çalınan güvercinler olduğunu tespit ettiği, sanığın alınan savunmasında soyadını bilmediği Resul isminde bir şahsın olay günü saat 03.00 sıralarında evine gelerek 500,00 TL karşılığında şikayete konu güvercinleri kendisine sattığını, kendisinin hırsızlık olayı ile ilgisi olmadığını, kendisine imkan verilirse güvercinleri satın aldığı şahsın evini gösterebileceğini beyan ettiği, sanığın tarifi üzerine görevli polis memurları ile sanığın savunmasında bahsettiği Resul isimli şahsın adresine gidildiği, gidilen adreste Resul isminde bir şahsın oturmadığı, bu isimde birinin tanınmadığının tutanak altına alındığı, her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; savunmasının hayatın olağan akışına aykırı oluşu, savunmasında bahsettiği şahsın tarif ettiği adreste bulunamaması, böylece aslında böyle bir şahsın bulunmadığı yönünde kanaat oluştuğu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın katılana ait evin bahçesine girerek, bahçedeki kümes korkuluğunu kırdığı ve 16 adet güvercini çaldığı Yerel Mahkemece sabit görülerek, sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık üzerine atılı suçlamayı inkâr etmiştir. 26.06.2015 tarihli Olay Yeri Basit Krokisi ve Görgü Tespit Tutanağı, 05.02.2016 tarihli Bilirkişi Raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve sanığın suça konu güvercinleri katılana satmak istemesi nedeniyle katılanın güvercinlerin kendisine ait çalınan güvercinler olduğunu anlaması üzerine sanıktan geri aldığı, kümesin penceresindeki korkuluğa ve tele verilen zararın da sanık tarafından giderilmediği anlaşıldığından, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık tarafından gerçekleştirilen rızaî bir iade ve tazmin bulunmadığı halde sanık hakkında aynı Kanun’un 168/2. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayinleri aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık hakkında soruşturma aşamasında etkin pişmanlığın gerçekleştiği kabul edildiği halde, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi yerine aynı Kanun'un 168/2 maddesi uyarınca cezada indirim yapılması ve indirim oranının da 1/2’den fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 tarihli ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, yukarıda eleştiri konusu yapılan ve sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanığın lehine olması nedeniyle, bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Kabûle göre de, sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h. maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl hapis cezasından aynı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken, 3 yıl 4 ay yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına ve ardından aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 3 ay 23 gün hapis cezasına hükmolunarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/537 Esas, 2016/481 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!