2. Ceza Dairesi 2021/9704 E. , 2023/2708 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/338 E., 2016/388 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.06.2016 tarihli ve 2016/2201 Esas nolu iddianamesiyle sanıklar hakkında şikâyetçinin kapısını açmaya çalışırken yakalanmaları şeklindeki eylemleri için hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 35, 116/1, 119/1-c, 151/1, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2016/338 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 35, 53 ve 58. (sanık ... için) maddeleri uyarınca 4 yıl, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aynı Kanun'un 116/1, 119/1-c, 53 ve 58. (sanık ... için) maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, her iki hüküm yönünden hak yoksunluklarının ve sanık ... için tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... 04.07.2016 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, eksik inceleme sonucu mahkûm olduğunu, bu sebeple kararın bozulması gerektiğini talep etmiştir.
2. Sanık ... müdafii 30.06.2016 ve 27.07.2016 tarihli temyiz dilekçelerinde özetle, sanığın şikâyetçinin evine girmediğini, atılı suçları işlediğine dair somut bir delil bulunmadığı, bu sebeplerle kararın bozulması gerektiğini talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihi olan 30.05.2016’da gündüz vakti sayılan saat 06.30 sıralarında evden çıkan şikâyetçinin aynı gün saat 16.00’da merdivenden çıkarken sanıkların indiklerini görünce şüphelendiği, kapısına geldiğinde daha önce kilitlediği kapısının hemen açıldığını fark edince aşağıya inip sanıkları kesintisiz olarak takip edip, yakaladığı, sanıkların yakalandıklarında kapıyı açmak için kullandıkları tornavidaların yanında bulunduğu, aşamalarda sanıkların yardım toplamak için geldiklerini savunup, suçlamaları reddettiklerinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanıklar suçlarını inkâr etmişler, 30.05.2016 tarihli Olay Yeri İnceleme ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı ile 16.06.2016 tarihli Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık ... ile sanık ... müdafii her ne kadar sanıkların atılı suçları işlemediklerini iddia etmiş iseler de, şikâyetinin sanıkları merdivende görmesinden sonra kendi kapısına geldiğinde kapısının hemen açıldığını fark etmesi ile yakalandıklarında yanlarında kapı açarken kullandıkları tornavidaların da çıktığının anlaşılması sebepleriyle sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesi gereğince bir kat artırım yerine, 1/2 oranında artırım yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2016/338 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararında sanık ... ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ile sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!