WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2021/9603 E.  ,  2023/3841 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/294 E., 2016/484 K.
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.04.2015 tarihli ve 2015/9027 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında su sayacı yerine plastik boru bağlayarak kaçak su kullanma şeklindeki eylemi nedeniyle karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/294 Esas, 2016/484 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 163/3, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi, bilirkişi raporu alınması gerektiğine, ödeme zamanlarının ve miktarının belirlenmesi gerektiğine, sonucuna göre sanık hakkında düşme kararı verilebileceğine, etkin pişmanlık hükümleri uyarınca yapılan indirim miktarının az olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın evindeki su sayacının yerine plastik boru takarak kaçak su kullandığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanık savunmalarında su saatinin süzme olduğunu düşündüğünü, plastik boruyu kendisinin takmadığını, kendinden önce oturan yabancı uyruklu kiracının yaptığını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararın soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan aynı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak;
Somut olay bakımından;
Yukarıda bahsedilen hususlara uygun şekilde bilirkişi raporu alınmadığı gibi sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmadığı; sanığın aşamalarda kaçak su tutanağına konu borcu ödediğini savunduğu katılan kurum tarafından sanık tarafından belli miktarlarda ödeme yapıldığını bildirir belgelerin gönderildiği, ancak belgelerin okunaksız olması nedeniyle ödeme tarihlerinin anlaşılamaması karşısında; öncelikle sanığın kaçak su tutanağından kaynaklanan borcunu ödeyip ödemediği ve ödeme yapmış ise bu ödeme miktarının ne zaman ve ne kadar olduğunun katılan kurumdan sorularak tespitinden sonra, varsa ödenen miktarın bilirkişi tarafından hesaplanacak katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zarar miktarını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi ve karşılıyor ise sanık hakkında kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi, karşılamıyor ise kalan miktar yönünden sanığa bildirim yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de; dava konusu eylemde sanık hakkında uygulanması gereken etkin pişmanlık hükümlerinin 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesinde düzenlendiği ve kamu davası açıldıktan sonra zararın giderilmesi halinde indirimin azami haddinin 2/3 oranında olabileceği gözetilmeden uygulama yeri olmayan 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin tatbik edilmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/294 Esas, 2016/484 Karar sayılı kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.