2. Ceza Dairesi 2021/9579 E. , 2023/3339 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/718 E., 2016/222 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.10.2015 tarihli ve 2015/37819 Esas No'lu iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında şikâyetçinin satış sorumlusu olarak çalıştığı Boyner Mağazasından 129.95 TL değerinde bir çift ayakkabı çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 7. Çocuk Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/718 Esas, 2016/222 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği, suça konu ayakkabıların muhafaza edildiği reyondan alınarak çocuklara teslim edilip, kasa görevlisinin çocuklarla ilgilenmemesi nedeniyle suça konu fiilin meydana geldiğine, dolayısıyla suça konu ayakkabıların kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya olmadığına, suça sürüklenen çocuğun yargılama sırasındaki tutumunun takdiri indirim sebebi teşkil ettiği kararın dördüncü bendinde kabul edildikten sonra beşinci bendinde suça sürüklenen çocuk lehine olan hükümlerin uygulanmaması nedeniyle bozulması gerektiğine, suça iştirak eden diğer çocuğun ceza almaması nedeniyle hem soruşturma, hem de kovuşturma aşamasında eksik inceleme yapıldığına, suça konu eşyanın değerinin az kabul edilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanması gerektiğine, ayrıca ayakkabının zorunlu bir ihtiyaç olduğu düşünüldüğünde kullanma hırsızlığının değerlendirilmesi gerektiğine, şikâyetçinin şikayetinden vazgeçmiş olmasının hükümde dikkate alınmadığına ve re'sen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü saat 16.40 sıralarında suça sürüklenen çocuk ve arkadaşının, şikâyetçinin sorumlusu olduğu mağazaya gittikleri, bir ayakkabı beğenip kasaya verdikleri, kasa görevlilerinin, kasa bölümünün arkasındaki bankoya koyduğu ayakkabıyı suça sürüklenen çocuğun alarak ödeme yapmadan arkadaşı ile birlikte mağazadan ayrıldıkları Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir. 09.06.2015 tarihli CD İzleme Ve Eşkâl Tespit Tutanağı, 27.11.2015 tarihli Bilirkişi Raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde yargılama sürecindeki davranışları nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereği cezasında indirim yapılmış ise de, sonuç ceza miktarı dikkate alındığında diğer lehe hükümlerin uygulanmamasında, Hummel Marka suça konu ayakkabının değerinin 129,95 TL olduğu ve suç tarihi itibarıyla bu değerin az kabul edilemeyeceği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanmamasında, kullanma hırsızlığı suçunun oluşabilmesi için geçici yararlanma amacıyla alınan malın kısa bir süre kullanıldıktan sonra sahibine geri verilmesi veya kolaylıkla bulunabileceği bir yere bırakılması, henüz bırakılmamış ise geri verilmek üzere alındığının açıkça anlaşılması ve iade amacının mal alınırken mevcut olması gerekmekte olup, somut olayda böyle bir durum söz konusu olmadığından kullanma hırsızlığının değerlendirilmemesinde ve hırsızlık suçunun şikâyete tabi bir suç olmaması nedeniyle şikâyetçinin şikayetinden vazgeçmiş olmasının hükümde dikkate alınmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Çocuk Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/718 Esas, 2016/222 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafîî tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!