2. Ceza Dairesi 2021/9514 E. , 2023/4174 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1267 E., 2016/283 K.
...
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2014 tarihli ve 2014/24522 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında şehir içme suyu boru hattına sayaç olmaksızın ara boru takarak kaçak su kullandığı iddiasıyla karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3 ve 53. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2014/1267 Esas, 2016/283 Kararı ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 163/3, 62, 51 ve 53. maddeleri uyarınca10 ay hapis cezasına hükmedilerek, cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, aboneliğinin onaylanmaması nedeniyle geçici olarak su kullandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın iş yerinde sayaç yerine ara boru takarak kaçak su kullandığı ve kaçak su bedelini ödemediği, alınan savunmasında suçu ikrar ettiği, böylelikle sanığın üzerine atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3 ve 168/5. maddesine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, somut olayda da, bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması, kovuşturma aşamasında da bilirkişi raporu alınmadığı, kurum vekili tarafından karar tarihinden sonra 30.06.2016 tarihli dilekçesi ile kurum zararının sanık tarafından giderilmiş olduğunun belirtildiği, Cumhuriyet savcılığının kovuşturma şartını yerine getirmeyip yapması gereken ihtaratı yapmaması sebebiyle hakkında kamu davası açılan sanığın soruşturma aşaması için tanınan yasal imkandan yararlandırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine istinaden 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekeceğinden, bu yönden kararda hukuka aykırılık tespit edilmiş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2014/1267 Esas, 2016/283 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 168/5. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, karar kesinleştiğinde bir suretinin 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne yerel mahkemesince gönderilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!