WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2021/9493 E.  ,  2023/3123 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/139 E., 2016/329 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h maddesinde düzenlenen suçtan kamu davası açıldığı, suçun alt sınırı dikkate alındığında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2-3 maddeleri uyarınca zorunlu müdafi atamasını gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığı, sanığın 30.04.2016 tarihli yakalamalı alınan savunmasında “müdafi istemediğini, savunmasını yapacağını” ifade ettiği ve duruşmaları takip etmediği, fakat sanığın duruşmalarını, mahkemece sanığa atanan müdafinin takip ettiği ve yüzüne karşı verilen kararı müdafinin temyiz ettiği ancak sanığın müdafiden haberdar olmadığı gibi sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın sanığa savunması esnasında bildirmiş olduğu en son adresi ile aynı olan MERNİS adresine ''MERNİS adresi'' şerhli olarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre muhtara tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; 7201 sayılı Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligat yapılması gerektiği gözetilmediğinden sanığın MERNİS adresine aynı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince doğrudan yapılan gerekçeli karar tebliği işleminin geçersiz olması ve müdafine yapılan tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı anlaşılmakla; sanığa usûlüne uygun olarak (öncelikle bilinen en son adresine Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliğ yapılması, bu adrese tebliğ yapılamaması hâlinde MERNİS adresine MERNİS şerhi ile Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliği, sanık cezaevinde bulunuyor ise cezaevinde bulunan sanığa CMK’nın 263. maddesine uygun olarak tebliğ yapılmak suretiyle tebligat belgesi ve sunması halinde temyiz dilekçesi eklenerek ve ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere, iadesinin mahallince sağlanması için, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.