WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2021/9478 E.  ,  2023/3540 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/872 E., 2016/475 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2015 tarihli ve 2015/6767 Esas, No.lu iddianamesi ile sanığın kasiyerin kafasını karıştırarak fazla para aldığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1, 142/2-b, 53. maddesi gereğince cezalandırılması ve 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/872 Esas, 2016/475 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h. maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 58. maddesi gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, cezanın haksız yere verildiğine, CD'deki kişinin sanık olmadığına ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle verilen kararın hukuk ve yasalara aykırı olduğundan bozulmasını talep ettiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, meçhul sanık ile birlikte katılanın çalışmakta olduğu BİM şubesine hırsızlık amacıyla geldikleri, meçhul kişi katılana 200,00 TL'lik banknot para bozmasını istediği, katılanın parayı alarak 2 adet 50,00 TL, 3 adet 20,00 TL, 1 adet 10,00 TL, 6 adet 5,00 TL şeklinde bozduğu, ancak meçhul kişinin bu sefer de bu paraları da 1,00 TL yapmasını isteyerek katılana geri vermek istediğini söylediği, bu sırada meçhul kişinin 50,00 TL'lik banknotlardan birini el hızıyla elinde bulunan cüzdanının altına koyarak 150,00TL'yi iade ettiği, durumundan farkında olmayan katılanın da meçhul kişiye 200,00 TL'lik banknotunu geri verdiği, ancak meçhul kişinin bu 200,00 TL'lik banknotu da yine el hızıyla daha önce cüzdanının altına koyduğu ve 50,00 TL'lik banknot ile değiştirdiği, bu sırada kendisini markete alışveriş yapmaya gelmiş gibi gösteren sanık ...'in de market poşeti ile meçhul kişiye doğru yaklaştığı, meçhul kişinin cüzdanını bu poşet ile perdeleyerek söz konusu 200,00 TL'lik banknotu aldığı, ardından sanık ...'in elini kazağının içerisine sokarak bu parayı kazağının içerisine bıraktığı, meçhul kişinin de katılana ''bana bak bana 1 adet 50,00 TL vermişssin'' diyerek bu 50,00 TL'yi katılana verdiği, yanlış para verdiğini düşünen katılan, meçhul kişiye 200,00 TL daha verdiği, böylelikle meçhul kişi ve sanık ...'in fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılan ...'tan 200,00 TL para çaldıkları Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Müştekinin sanığı resimden ve canlı olarak teşhis ettiği, ayrıca mahkemece söz konusu CD duruşma aşamasında izlenerek görüntülerdeki kişinin sanık olduğunun tespit edildiği anlaşılmış, hükümde bu yönden bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.05.2019 tarihli ve 2017/13-4 Esas, 2019/383 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığın markete geldiği, katılanın kasiyer olarak çalıştığı marketin kasa bölümüne gelerek katılana 200,00 TL'lik banknot para bozmasını istediği, katılanın parayı alarak 2 adet 50,00 TL, 3 adet 20,00 TL, 1 adet 10,00 TL, 6 adet 5,00 TL şeklinde bozduğu, ancak meçhul kişinin bu sefer de bu paraları da 1,00 TL yapmasını isteyerek katılana geri vermek istediğini söylediği, bu sırada meçhul kişinin 50,00 TL'lik banknotlardan birini el hızıyla elinde bulunan cüzdanının altına koyarak 150,00 TL'yi iade ettiği, durumun farkında olmayan katılanın da meçhul kişiye 200,00 TL'lik banknotunu geri verdiği, ancak meçhul kişinin bu 200,00 TL'lik banknotu da yine el hızıyla daha önce cüzdanının altına koyduğu ve 50,00 TL'lik banknot ile değiştirdiği, bu sırada kendisini markete alışveriş yapmaya gelmiş gibi gösteren sanık ...'in de market poşeti ile meçhul kişiye doğru yaklaştığı, meçhul kişinin cüzdanını bu poşet ile perdeleyerek söz konusu 200,00 TL'yi aldıkları, ardından sanık ...'in elini kazağının içerisine sokarak bu parayı kazağının içerisine bıraktığı, meçhul kişinin de katılana ''bana bak bana 1 adet 50,00 TL vermişssin'' diyerek bu 50,00 TL'yi katılana verdiği, yanlış para verdiğini düşünen katılan, meçhul kişiye 200,00 TL daha verdiği ve bu sırada sanığın katılana soru sorup katılanın kafasını karıştırdığının anlaşılması karşısında; kimliği tespit edilemeyen diğer kişinin basit bir yalanı aşan, başından beri katılanın iradesini fesada uğratma amacıyla ısrarlı ve kararlı bir şekilde devam eden bir kaç kez para uzatıp geri almak suretiyle katılanı yanıltacak ve kandıracak yoğunluktaki ustaca planlayıp sergilediği, sanığın da bu eyleme iştirak ettiği, bu sebeple sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/2-b maddesi ile uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.(1) nolu bozma gerekçesine göre, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'nun 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/872 Esas, 2016/475 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.