2. Ceza Dairesi 2021/9368 E. , 2023/3553 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/844 E., 2016/883 K.
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2015 tarihli ve 2015/29964 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında iş yerindeki bulunan sayacın faz giriş çıkışlarına köprü atarak sayacın diskinin dönmesi engellenerek kaçak elektrik kullanması şeklindeki eylemi nedeniyle karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davasının açıldığı,
2.İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarihli ve 2015/844 Esas, 2016/883 Karar sayılı ilamıyla sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 163/3, 62, 50/1-a maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin süre tutum dilekçesi sunmakla yetindiği, gerekçeli kararın tarafına usûlüne uygun şekilde tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın iş yerinde sayacın faz giriş çıkışlarını köprü atarak sayaç diskinin dönmesini engelleyerek kaçak elektrik kullanması nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği,
2.Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçu kabul etmediği,
3.Kurum görevlilerince düzenlenen Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının dosya içinde bulunduğu,
4.Kovuşturma evresinde düzenlenen bilirkişi raporunda sayaçtan kaçak elektrik tüketimi yapıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın, sayacın faz giriş çıkışlarını köprü atmak suretiyle tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde iş yerinde elektrik tüketmek suretiyle karşılıksız yararlanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, 6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, ayrıca sanığın 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun’un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir.
2.Somut olayda kovuşturma evresinde alınan bilirkişi raporunda vergisiz ve cezalı olarak katılan kurum zararının ne kadar olduğunun hesaplanmadığı ve yukarıda belirtildiği üzere sanığa bildirimde bulunulmadığının anlaşılması karşısında; katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararının yeniden bilirkişiye hesaplattırılıp, yukarıda izah edilen şekilde sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2015/844 Esas, 2016/883 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!