WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2021/9367 E.  ,  2023/3555 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/38 E., 2016/466 K.
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2015 tarihli ve 2015/5399 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında boru takarak kaçak su kullanması şeklindeki eylemi nedeniyle karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 168/5 ve 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açıldığı,
2.Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/38 Esas, 2016/466 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3, 168/5, 62 50/1-a, 52/2 maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi kurum zararını ödemesine rağmen mahkemece cezanın ertelenmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde kurum görevlileri tarafından sanığın oturmuş olduğu evde yapılan kontrolde sayaçsız ve abonesiz şebekeden direkt boru çekerek kaçak su kullanıldığının tespit edildiği, sanığın tanzim edilen tutanağa herhangi bir itirazının bulunmadığı, savunmasında bahçesini sulamak için boru çektiğini suç olduğunu bilmediğini beyan ettiği, yargılama safhasında sanığın kaçak tüketim bedelini katılan kuruma ödemek suretiyle katılan kurumun zararını giderdiği kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verildiği,
2. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında düz boru taktığını kabul ettiği, yaptığı eylemin suç olduğunu bilmediğini beyan ettiği,
3.Kurum görevlilerince 26.08.2015 tarihinde düzenlenen kaçak su tutanağının dosya içinde bulunduğu,
4. Sanığın kaçak su nedeniyle kurumun belirttiği zararı ödediğine ilişkin tahsilat makbuzlarının dosya içinde bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından, 6352 sayılı Kanun’un 84. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava şartı olduğu dikkate alındığında, soruşturma aşamasında şüpheliye, belirlenen vergili ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirimde bulunulup, makul bir süre tanınması ve soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi halinde ise dava açılması gerekmektedir. Ancak anılan şekilde soruşturma aşamasında kurum zararı bilirkişiye tespit ettirilmeden ve tespit ettirilse dahi usulünce bildirimde bulunulmadan sanık hakkında dava açılması halinde sanık kovuşturma aşamasında zararı tamamen giderirse, zarar soruşturma aşamasında giderilmiş gibi, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, ayrıca sanığın 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun’un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir.
Somut olayda; soruşturma aşamasında sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulmaması ve sanığın soruşturma evresinde 1.507,00 ve 1.500,50 TL, kovuşturma evresinde ise kalan 505,87 TL olan kurum zararını ödediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 168/5 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/38 Esas, 2016/466 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5237 sayılı Kanun'un 168/5 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak DÜŞMESİNE, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne yerel mahkemesince gönderilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.