2. Ceza Dairesi 2021/9322 E. , 2023/3366 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/39 Esas, 2016/364 Karar
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2016 tarihli ve 2016/60 Esas numaralı iddianamesiyle sanık hakkında yakalamalı haciz şerhi bulunan aracı getirildiği otoparktan çalması eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 290/2.maddesi delaletiyle 141/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/39 Esas, 2016/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 290/2.maddesi delaletiyle 141/1, 62 ve 50/3. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, suç işleme kastının olmadığına ve cezasından 5237 sayılı Kanun'un 290/2-son maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'ın sevk ve idaresindeki araç hakkında haciz şerhi bulunduğu, aracın şikâyetçinin işletmiş olduğu otoparka getirildiği, bu esnada sürücü koltuğunda bulunan sanığın kontağın aracın üzerinde bırakılmasını fırsat bilerek kaçırdığı, kısa bir süre sonra polis memurları tarafından sanığın yakalandığı, sanığın savunmasında hacizleri bilmediğini, hırsızlık amacının olmadığını belirtmiş olsa da şikâyetçinin olayı anlatış şekli, hacizli aracın polis tarafından yakalanmış olması, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 290/2. maddesi delaletiyle hırsızlık suçunu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 290/2. maddesinin atfıyla aynı Kanun'un 141. maddesinde yer alan suçu oluşturduğu anlaşılmakla; her ne kadar 30/06/2016 tarihli hükümden sonra; 02.12.2016 tarihli 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenerek 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu uzlaşma kapsamına alınsa da; 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde yer alan uzlaştırma hükümlerinin uygulanabilmesi için suçun bir gerçek kişiye veya özel hukuk tüzel kişisine karşı işlenmesi gerekmekle, aynı Kanun'un 290/2. maddesinin ''adliyeye karşı suçlar'' başlığı altında düzenlendiği de göz önüne alındığında suçtan zarar görenin kamu, suç konusu eşyayı muhafaza eden yedieminin de kamu görevlisi olması nedeniyle uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Ancak;
2. Sanığın haciz şerhi bulunan aracının trafik ekiplerince otoparka çektirildiği anlaşılmakla, ilgili icra dosyası araştırılıp getirtilmeden ve onaylı örnekleri dosya içerisine konulmadan aracın sanık tarafından götürüldüğü tarihte haczin geçerli olup olmadığı tespit edilmeden eksik kovuşturma sonucu hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Şikâyetçiye ait yediemin otoparkına dair dosya kapsamında olay yeri tutanağı bulunmaması karşısında, yediemin deposunun olduğu mahalde keşif yapılarak veya kolluk görevlilerince tespit yapılması istenerek suça konu aracın çalındığı yerin bina vasfında veya bir binanın eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığı tespit edilip, bina veya eklentisi niteliğinde bir yer ise sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h. maddesi gereğince, değilse aynı Kanun'un 141/1. maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre;
4. Sanığın savunmasında suça konu aracın babası adına kayıtlı olduğunu, ancak fiilen kendisinin kullandığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, suç tarihinde aracın kime ait olduğu araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 290/2-son maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/39 Esas, 2016/364 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, gerekçe bölümündeki 3 nolu bent gereğince 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!